menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Zihinsel omurgasızlığın akıl çelmelerine karşı, “zihinsel omurga” ihtiyacı

25 0
12.05.2026

Belki de çağımızın en görünmeyen krizi ekonomik ya da politik değil; zihinseldir.

Çünkü bugün insan sürekli yön değiştiren kanaatlerin, dijital hücumun, ideolojik algı gayretlerinin ve bitmeyen gündem akışlarının içinde yaşıyor.

Böyle bir dünyada bir fikrin doğruluğundan çok hangi kampa yaradığı önem kazanıyor.

Bir düşüncenin derinliğinden çok ne kadar hızlı yayıldığı belirleyici oluyor.

Fakat kendini o hıza bırakmış birinin, omurgasız biri olmaya sürüklenmesi de mümkün.

Buradaki “omurgasızlık”, sadece ahlâkî bir zayıflık değil.

İnsanın kendini açık tuttuğu dış etkiler tarafından sürekli yeniden biçimlendirilmesi.

Bir gün çok kesin konuşmak, ertesi gün hiçbir şeyden emin değilmiş gibi davranmak…

Bir ortamda radikal görünmek, başka bir ortamda bütünüyle sessizleşmek…

Kalabalığın ritmine göre düşünmek, trendlerin hızına göre kanaat değiştirmek…

Üstelik bugün bu süreç yalnızca ideolojilerle değil, “dikkat ekonomisi” ile de yönetiliyor.

“Dün akşam Mehmet ile eşinin davetinde kim ne yedi?”

“Masadaki bir ayrıntı herkesi şaşırttı!”

“Kimsenin fark etmediği o bakışın anlamı neydi?”

Bir süredir yalnızca bu başlıkların dili değil, bu dilin arkasındaki niyet de dikkatimi çekiyor.

Çünkü burada amaç, belli ki olur olmaz şeyleri bilgi diye bize yazmak değil; zihni sürekli onlarla uyarılmış bir durumda tutmak.

Merakı canlı tutmak değil, merak refleksini bağımlılığa dönüştürmek.

Modern medya düzeni artık hakikati doğrudan gizlemiyor.

Daha incelikli bir şey yapıyor: Dikkati sürekli başka yöne çekiyor. İşte tam bunu ‘iş edinmiş’ köşe yazarları var.

İşleri güçleri, ‘magazinleştirilmiş siyaset’, kişiselleştirilmiş öfkeleri kaşımak, sürekli kriz hissi, her an “kaçırılmaması gereken” içerikler bulmak…

Böylece zihin sürekli meşgul kalıyor. Ama gitgide daha yüzeyde dolaşıyor.

Bir süre sonra ‘toplum’ dediğimiz şey, düşünmek yerine, yönetildiklerinle meşgul, onlara tepki veren bir ‘kitle’ oluyor.

Bu yüzden bugün “merak” ile “kuşku” arasındaki ilişki de yeniden........

© T24