Savaş, petrol şoku ve Fed faiz kararı: Küresel ekonomi yeni bir sınavda |
Enerji, küresel ekonominin işleyişinin merkezinde ama savaş dönemlerinde jeopolitik bir silaha dönüşebiliyor. Savaşın başlamasıyla petrol fiyatlarındaki artış, petrolün geçiş rotası ve arz sorunları bu savı güçlendiriyor.
Dünyanın günlük 100 milyar varil petrole ihtiyacı var. Bu ihtiyacın yaklaşık beşte biri, İran'ın dar bir boğazı olan Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor. Ortadoğu’da iki haftadır süren savaş nedeniyle boğazda trafik fiilen durdu. Pazara erişimin olmaması ve güvenli depolama imkanlarının bulunmaması nedeniyle, körfez ülkeleri petrol üretimini ve işlenmesini azaltmaya başladı. Hükümetler, akışı sürdürmek ve fiyatların kontrolden çıkmasını önlemek için çözüm arayışında.
Hürmüz Boğazı’ndan geçen yakıtın çok önemli kısmı Asya'ya gidiyor (aşağıdaki görselde görüldüğü gibi). Arz şoku ve yükselen fiyatlar savaşın ekonomik etkilerini kontrol altına almaya çalışan zengin ve fakir ülkelerin bulunduğu Asya'yı sarsıyor.
Savaş, dünyanın en büyük LNG ihracatçılarından olan Katar'dan gelen doğal gaz tedarikini de kesti. Asya ve Avrupa'da fiyatlar hızla yükseldi. Avrupa ise Rusya'nın Ukrayna'yı işgal dönemine kıyasla daha iyi hazırlanmış durumda olduklarını ileri sürerek özellikle doğalgaza erişim konusundaki endişeleri önemsizleştirmeye çalışıyor.
Petrol azındaki sorunlar ve fiyat artışları dünya genelinde derin bir mali bedel ödetebilecek düzeyde.
Petrol fiyatları savaşın ilk gününden itibaren hızla yükseldi. Savaştan on gün önce 70 dolara ulaşan Brent petrolün varil fiyatı, savaşın beşinci gününde 80 doları geçti. Hafta başında 119 doları test etti. Petrol fiyatları yükseldiği seviyede uzun süre kaldığında lojistik maliyetlerindeki artış gıda ve diğer her şeyin maliyetine girecektir. Artan maliyetlerden etkilenen tüketiciler ve işletmeler ise daha az harcama yapmak durumunda kalacaktır. Düşük gelirliler de ağır yük altına girecek kesim olmaya deva edecektir. Sonuçta hem gelir dağılımında adalet bozulacak hem de ekonomik büyüme........