menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ölçek ekonomisi ve oligopol piyasa örneği; indirim marketleri

16 0
01.07.2026

Yabancı sermaye gıda perakende sektöründen çıkalı iki ay oldu. Sektörde yerli ve indirim marketler piyasaya hakim konumda. Son gündem ise indirim marketlerinin arka arkaya finans sektörüne adım atarak kendi bankalarını kurmaları/ortaklıklarıyla bu sektöre girmeleri.

Son elli yılda toplumun sosyo-ekonomik yapısındaki değişim gıda perakende sektörünü de dönüştürdü. Tüketim alışkanlıklarında şehirleşmenin, zaman kısıtlılığının, kredi kartı kullanımının, dijitalleşmenin etkileri marketleşmenin önünü hızla açtı. 

Önce bakkallar vardı, sonra bakkallar marketlere yenik düştü. Sektör yaklaşık otuz beş yıl önce yabancı sermaye girişi ve hipermarket modeliyle farklı bir yola girdi. 1990’larda uluslararası hipermarketler için Türkiye oldukça geniş bir pazar olarak görüldü.

2000'li yıllardan itibaren sektör büyük konsolidasyonlara ve radikal bir iş modeli değişimine sahne oldu. Nisan ayı ortalarından itibaren sektörde yabancı da kalmadı. Ancak asıl dönüşüm, yüksek enflasyonun ve bozulan enflasyon beklentilerinin etkisiyle indirim marketlerinin parlamasıyla ortaya çıkmıştı.

Ancak Türkiye gıda perakende pazarındaki dönüşüm yalnızca sahiplik yapısıyla sınırlı değil. Aynı zamanda piyasa yapısı da köklü biçimde değişti. Sektör, ölçek ekonomisi ve oligopol piyasaya verilecek örneklerin başında geliyor. Ayrıca ölçek ekonomisi finans sektörüne taşınarak maliyetler düşerken pazardaki hakimiyet ve oligopol güç daha da arttı.

Ölçek ekonomisi

Türkiye’de indirim market modelinin temelinde yaygın şube ağı, düşük kâr marjıyla yüksek satış hacmi yer alıyor. Kurucu büyük holdinglerin çekildiği ve dört ana yerli oyuncunun domine ettiği bir yapıda on binlerce şube ve bir milyonun üzerinde çalışan var. Bu özellikler ölçek ekonomisinin çoğu özelliğine uygun.

Ölçek ekonomisine sahip şirketlerde üretim arttıkça ortalama maliyetler azalır ve marjinal maliyetler her üretim miktarında ortalama maliyetlerin altında seyreder. Bir başka deyişle, üretim ölçeği büyüdükçe firmanın operasyonel vb. maliyetleri düşmeye başlar.

Dolayısıyla ölçek ekonomisi ve düşük maliyet iç içe geçmiş durumda. Zaten indirim marketlerinde özellikle 2022 ve 2023 yılları arasında fiyat artışları ve yüksek enflasyon kaynaklı kârlılıkta artış ortaya çıktı.

Yüksek enflasyonda tüketiciler satın alma gücündeki azalışı indirim marketlerinin raflarında telafi etmeyi umuyor ve rağbet gördükleri için de giderek büyüyorlar.

Yerli indirim marketleri tüketici........

© T24