Güven endeksleri ve tüketim eğiliminde gerileme: “Zorunlu dezenflasyon” mu?
Savaşın maliyetleri ve belirsizliği altında Türkiye ekonomisi, iç ve dış talepte belirgin bir soğuma evresine girmiş durumda. Bu hafta karşıladığımız güven endeksleri, PMI verisi ve tüketici eğilimi bu görünümü teyit ediyor.
TÜİK’in açıkladığı Ekonomik Güven Endeksi'nin 100 eşik değerinin altına inmesi, piyasadaki genel havanın negatife döndüğünü gösteriyor. Mart ayının ilk ilk haftasındaki gözlemlere göre Ekonomik Güven Endeksi yüzde 2,8’lik gerileme ile 97,9 oldu. Bu veriye göre gerek üreticiler gerekse tüketiciler geleceğe dair kaygı taşıyor. İmalat ve İnşaat Sektörü Güven Endekslerindeki kayıp yüzde 4’e yaklaşırken, Perakende Ticaret Sektörü Güven Endeksi yüzde 2 daralarak 85’e geriledi. Hizmet sektöründe güven ise daha dirençli kaldı.
Tüm bu verilerdeki gerilemede en önemli faktör, elbette savaş ve onun yarattığı maliyet ile belirsizlikler. Ancak dikkat çekici olan, yılın ilk iki ayında güven endekslerinin görece güçlü seyretmiş olması ve yılın ilk aylarındaki iyimserliğin yerini karamsarlığa bırakması. O dönemde, Temmuz 2025’ten sonra başlayan parasal gevşeme ve politika faizinin yüzde 46’dan yüzde 37’ye kadar gerilemesi, finansman koşullarına ve sipariş beklentilerine ilişkin iyimserliği destekliyordu. Bugün ise bu görünüm tersine dönmüş durumda. Ufukta yeni........
