menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Parçalı anlam arayışımız: Savaş ve kolaj

22 0
12.04.2026

Yirminci yüzyılın başı, politik ve toplumsal dönüşümlerle birlikte  sanatsal paradigmalarda köklü kırılmaların yaşandığı bir dönemdi. Kolaj (collage), modernitenin parçalanmış deneyimini görselleştiren radikal bir ifade biçimi tekniği olarak doğdu. Bu da kolaj sanatının doğuşunu ve gelişimini, Dünya Savaşları’nın yarattığı epistemolojik ve ontolojik krizler bağlamında incelemeyi gerekli kılıyor.

Teknik olarak Kolaj, ilk kez 1910’larda Kübistler tarafından sistematik olarak kullanılmaya başlandı. Pablo Picasso ve Georges Braque gibi sanatçılar, resim yüzeyine gazete parçaları, duvar kağıtları ve çeşitli gündelik materyalleri dahil ederek temsil fikrini sorgulamaya açtı. Özellikle, Picasso’nun Still Life with Chair Caning (Bambu Sandalyeli Hazeranlı Natürmort-1912) adlı eseri, Kolaj tarihinde bir kırılma noktası olarak kabul edilir. Karma teknikteki eser, ilk kübist kolaj ve -farklı görüşler olmakla birlikte- ilk montaj yapıt olarak kabul edilir. Dokusu, tuval üzerine yağlı boya, hazeran görüntüsünü veren baskılı muşambadadır ve yüzeyi urganla çerçeveledir.

Bu dönemde Avrupa’da hızla gelişen sanayileşme, kentleşme ve medya kültürü, gerçekliğin parçalı ve çoğul bir deneyim olarak algılanmasına neden olmuştur. Kolaj, bu parçalanmışlığı yalnızca temsil etmekle kalmaz, onun estetik bir formunu üretir (Greenberg, 1986).  Ancak aynı dönemde Picasso, kolaj yaptığı için sanat çevrelerince kendi resmini küçümsemekle itham edilir.

1914’te başlayan Büyük Savaş, Avrupa’nın kültürel ve entelektüel temellerini sarsarken ilerleme ve rasyonaliteye olan inancı de önemli ölçüde zedeler. Bu bağlamda ortaya çıkan Dada hareketi, kolajı ve özellikle fotomontajı radikal bir politik araç olarak kullanır.

Hannah Höch’ün Cut with the Kitchen Knife adlı eseri, medya imgelerini parçalayarak Weimar Cumhuriyeti’nin politik yapısını eleştirir. Eser temelde üç bölümden oluşur: Sol üstte Dada'ya destek verenler, sağda ordu ve siyasi figürlerin yozlaşmış dünyası, altta ise teknoloji ve modern yaşam karmaşası yer alır.Weimar Almanyası'nın kaotik yapısını Dadaist bir bakışla eleştiren ikonik eser, cinsiyet rolleri, siyaset ve teknoloji temalarını karmaşık bir görsel dile eklemleyerek dönemin "bira göbeği" kültürünü hicveder.

Cut with the Kitchen Knife -  Hannah Höch, 1919

Benzer şekilde “Eğer izin verselerdi, sosyalizmin tasarımcısı ben olurdum” diyen John Heartfield, Nazi propagandasını tersine çeviren kolajlarıyla sanatın politik gücünü ortaya koyar.  Heartfield, I. Dünya Savaşı'nın galip güçlerine karşı nefreti körüklemeye çalışan Nazi gazetelerindeki yorumlara, A-I-Z dergisi için kolajlar yaparak tepki gösterir. Zengin elit sınıfı savaş çığırtkanları olarak eleştiren sanatçı,  bu zümreyi yaklaşan bir savaşın kâr edenleri olarak tasvir eder: Silindir şapka ve liyakat nişanı olan hırıldayan bir sırtlan.

War and Corpses – The Last Hope of the Rich, (Savaş ve Cesetler-Zenginlerin Son Umudu, 1932)- John Heartfield 

Dadaist kolajlar, savaşın yarattığı anlamsızlığa karşı bir tepki olarak irrasyonel, parçalı ve kaotik bir estetik benimser. Bürger’e göre (1984), bu tür pratikler sanat ile yaşam arasındaki sınırları ortadan kaldırmayı hedefler.

İşlerinde sıklıkla kolaj kullanan İranlı-Amerikalı bir multimedya sanatçısı, aktivist ve akademisyen Sheida Soleimani’nin yenilikçi işleri, sanat ve protestonun kesişim noktalarına atıflarla düşünmeye ve  konuşmaya teşvik eder. özellikle İran'da sürmekte olan insan hakları ihlallerine vurgu yapar.

Soleimani işlerinde kullanığı sembolik dilden: “Totaliter terör, insanları kendilerini korumak için demokratik toplumlardaki insanların asla bilmediği ve nadiren düşündüğü stratejiler geliştirmeye zorlar. Kamuflaj gibi uyum sağlamak bir hayatta kalma taktiği haline gelir; iletişim risklidir ve genel olarak bireyler sürekli gözetim altında olduklarını varsayarlar. İran'da bu durum yeni değil; kırk yılı aşkın süredir İran’daki ve dışındaki İranlılar, hayatta kalmak için hem sözlü hem de görsel dillerini kodlamanın karmaşık yollarını geliştirdiler.

Batı, İranlı sanatçıları görsel ve sözlü dillerinde yeterince doğrudan olmadıkları için sık sık eleştirir. Ancak pek çok İranlı doğrudanlığın sonuçlarını bizzat gördü ve yaşadı; çok az kişi hayatını riske atmaya istekli. İşimde defalarca kullandığım bir sembol örneği şekerdir (toz şeker, krema, küp şeker vb.). Bu sembol, İran'daki  kurbanlık kuzu kesime atıfta bulunur: Boğazları kesilmeden önce onları sakinleştirmek için ağızlarına bir küp şeker konur. Bu, ülkedeki başarısız devrimler ve hükümetin muhalif bireyleri ele alma biçimi için bir analojidir”  cümleleriyle bahseder. (New York Times, 2022)

Bir Devrimcinin Bilmesi Gerekenler -  Sheida Soleimani, 2022

Türkiye’de de yeni kuşak çağdaş sanatçılar analog ve özellikle dijital kolaj tekniklerini önceki jenerasyonlara göre daha çok kullanıyor. Bununla birlikte yerel sanat oluşumları, odağında kolaj olan atölyelerle ilgisi olan herkes için tekniği deneyimleme imkanı tanıyor. Derinartroom ,Türkiye Kolaj Topluluğu (Turkey Collage Community), Artisanage Art Room gibi sanat kurumlarının kolaj atölyelerinde, amaç kimi zaman bilinçdışını yansıtarak psikolojiye ayna tutmakken (Psiko kolaj)  kimi zaman hayatın ağırlığından uzaklaşarak yeni ufuklar açmak (yaratıcı kolaj).  Bazen de çok çeşitli ilgi alanlarına sahip, farklı  sektör ve yaştan insanlar biraraya gelip kolaj aracılığıyla gelecek projeksiyonu oluşturuyorlar (vision board) .

Amacı ve uygulanışı fark etmeksizin kolaj, hayattaki parçalanma ve yeniden birleştirme pratiğimize dair misyonu tükenmeyenlerden. Savaşta da barışta da toplumsal ya da kişisel krizde de geçerli. Her yıkımdan yeni anlamlar üretmeyi başaran insanlık için, bu çok da şaşırtıcı değil aslında. Kesip, yırtıp, yapıştırarak fragmanlarımıza, bütüncül anlamlar aramaya devam ediyoruz...

Kaynaklar:

Bürger, P. (1984). Theory of the Avant-Garde. University of Minnesota Press.

Greenberg, C. (1986). The Collected Essays and Criticism. University of Chicago Press.

https://www.nytimes.com/2022/08/09/t-magazine/sheida-soleimani.html


© T24