Mark Twain’den Deniz Göktaş’a: Hicvin dalgalı suları
O, 19. Yüzyıl hiciv üstadıydı. Mevzu taşlama, ironi ve sarkazm olduğunda ondan payını almayan hiç kimse ya da hiçbir şey olmadı, ne siyasetçiler, ne kurumlar, ne din, ne inanç, ne de Tanrı…
O, savaş karşıtıydı. Köleliği, dini ikiyüzlülüğü, siyasetin gösterisini ve insanın bitmeyen kibrini yerdi.
O, kökten bir muhalif ve en iyi ihtimalle deist ya da agnostikti. Gücü elinde bulunduran her otoritenin, kral/kraliçe, başkan olsun ya da kilise, karşısındaydı. 1880’lerde Cumhuriyetçi Parti’nin yolsuzluklara karıştığı iddialarından dolayı partiden desteğini çekti. “Mugwumps” adlı bağımsız/muhalif gruba katıldı. Siyasi açıdan en net ve radikal çizgisi Amerikan Anti-Emparyalist Ligi Başkan Yardımcılığıydı. Amerika’nın Filipinler’i işgal etmesine, İngiltere’nin Afrika’daki sömürgeci politikalarına karşı çıktı. Ülkesinin “demokrasi götürme” anlatısıyla başka halkları ezme riyakarlığını, kalemi, söylemi ve cesaretiyle darmadağın etti. Siyasetçilere güveni hiç yok gibiydi. O zamandan bugüne rivayet edilene göre bir keresinde şöyle demiş:
“Politikacılar ve çocuk bezleri sık sık değiştirilmelidir, hem de aynı nedenden dolayı.”
O, yaşadığı çağda saygı kadar tepki de çekmiştir muhakkak ama onu dinlemek isteyen halk salonlardan taşıp durdu. Kraliçeler, politikacılar, prensler ve başkanlar da izleyicisi olmak için aralarındaydı. Kraliçe Victoria sadık bir okuyucusu ve seyircisiydi. Galler Prensi gösterisini izlemeye gelenler arasındaydı. Kendinden neredeyse 40 yaş genç ve politik görüşü tamamen zıt olan Winston Churchill arkadaşıydı, başkan Roosevelt ve Cleveland da öyle.
O, sahnede sadece siyasete ve seçkinlere oynamadı; kraliyet ailesini de, kiliseyi de, sömürgeci politikaları da aynı salonda yüzlerine karşı acımasızca hicvetti. Hiçbir zaman dinleyicisini........
