Antik dünyadan yapay zekâya: Gerçekliğin yeniden yazılması |
Deepfake videoların, yapay zekâ görsellerinin ve filtrelenmiş dijital yüzlerin çağında yaşıyoruz. Artık yalnızca bir fotoğrafın değil, bir insanın sesinin, mimiklerinin ve hatta hiç var olmamış bir kimliğin bile üretilebildiği bir dönemdeyiz. Gerçeklik algımız, tarihin belki de hiçbir döneminde olmadığı kadar kırılgan hale geldi. Ancak bu değiştirme, dönüştürme ve yeniden yazma arzusu aslında yeni değil. İnsanlık binlerce yıldır gerçeği yalnızca kaydetmiyor; onu yeniden tasarlıyor.
Bugün algoritmaların yaptığı şeyi, antik dünyada mermer heykeller yapıyordu.
Antik Mısır’da iktidar yalnızca yaşayanları değil, hafızayı da yönetmek istiyordu. Firavun Hatshepsut’un ölümünden sonra heykellerinin parçalanması ve kabartmalardaki isimlerinin silinmesi bunun en çarpıcı örneklerinden biridir. Çünkü iktidar için bazen bir insanı öldürmek yeterli değildir; onu tarihten de silmek gerekir. Bir hükümdarın yüzü taşlardan kazındığında, aslında geçmiş yeniden düzenlenmiş olur.
Benzer bir uygulamayı Roma İmparatorluğu’nda da görürüz. “Damnatio Memoriae” adı verilen uygulamada gözden düşen imparatorların heykelleri kırılır, isimleri anıtlardan silinir ve yüzleri yeniden oyulurdu. Mermer bile politikti. Heykeller yalnızca estetik nesneler değil, gücün görsel araçlarıydı.
Yani iktidarlar her zaman yalnızca dünyayı yönetmek istemedi;........© T24