Anadolu: Tehdit altındaki hafıza |
Her şey Anadolu’da başladı. İlk yerleşimler, ilk üretim biçimleri, ilk inanç sistemleri… İnsanlığın doğayla, toplumla ve kendisiyle kurduğu ilişki bu topraklarda şekillendi.
Bu yüzden Anadolu yalnızca bir coğrafya değildir. Bir başlangıçtır. Ve Anadolu olmadan, dünya tarihinden söz etmek mümkün değildir. Bu coğrafya; Mezopotamya’dan Ege’ye, Kafkasya’dan Akdeniz’e uzanan kültürlerin kesişim noktası, farklı halkların birbirini dönüştürdüğü bir tarih sahnesidir. Bugün dünya müzelerinde sergilenen sayısız eser, akademik literatürde tartışılan pek çok kavram ve hatta insanlık tarihine dair temel kabuller, Anadolu’dan beslenir.
Bu nedenle Anadolu, yalnızca bir ülkenin değil, insanlığın ortak hafızasıdır.
Ve bu hafıza, bugün giderek artan bir tehditle karşı karşıya: madencilik faaliyetleri.
Türkiye’nin farklı bölgelerinde yaygınlaşan maden ruhsatları, yalnızca doğal çevreyi değil; aynı zamanda binlerce yıllık arkeolojik birikimi de geri dönüşü olmayan biçimde etkiliyor. Üstelik bu etki çoğu zaman gözle görülmeyen, henüz keşfedilmemiş alanlarda ortaya çıkıyor.
Lagina Hekate Kutsal Alanı
Bugün Anadolu’nun pek çok noktasında antik kentler ve arkeolojik alanlar, maden sahalarıyla yan yana—hatta iç içe.
Ege’de, Latmos (Beşparmak Dağları), 8 bin yıllık kaya resimleriyle insanlığın en........