NATO zirvesinde temel amaç Trump’ı mutlu göndermek
ABD Başkanı Donald Trump’ın Ankara’ya geleceğinin netleşmesiyle 8 Temmuz’daki NATO zirvesinde hedeflenen ilk amaca ulaşılmış oldu: dosta düşmana birlik görüntüsü verilmesi.
NATO’nun caydırıcılığının inandırıcı olabilmesi için aile fotoğrafının eksiksiz çekilmesi gerekiyor.
Bir Avrupalı diplomatın dediği gibi zirvenin ilk hedefi Trump’ın Ankara’ya gelmesini sağlamak ise ikinci hedefi de Trump’ın Ankara’dan “mutlu” ayrılmasını sağlamak.
Geçen sene Trump’ı mutlu eden sihirli sayı, üye ülkelerin savunma harcamalarını yüzde 5’e çıkarma taahhüdüydü.
Bu sene Trump’ı mutlu edecek sonuç ise ülkelerin yüzde 5’i nerede, nasıl, ne şekilde harcayacağına dair genel taahhütler olacak.
“Savunma alanında artık elinizi taşın altına koyun, tehlike anında bana güvenmeyin, arkanızda durmayabilirim” tehditleri savuran Trump, bir yandan artık başınızın çaresine bakın derken, bir yandan da “Bunu yaparken, benden silah sistemleri alın” diyor.
Kendi için de gayet çelişkili bir tutum değil mi? Tutarlılık Trump’ta olmayan bir meziyet. Başta Türk diplomasisi olmak üzere, üye ülke diplomatlarında olması gereken meziyet de işte bu tutarsızlığı yönetmek olacak.
Trump’ın ikinci beklentisi, ülkelerin savunma harcamalarını kendi silahlı kuvvetlerini güçlendirmek için kullanırken, imkân ve kabiliyetlerini “kendilerine saklamayıp” NATO’ya tahsis etmeleri.
“Ben Avrupa’dan askeri güçlerimi çektikçe başka ülkeler havada, karada, denizde benim yerimi doldursun, başta istihbarat olmak üzere askeri imkanlarını NATO’nun hizmetine sunsun” diyor.
Marco Rubio: Yönetimin en makûl........
