Son Kare, kadraja girmeyen hakikat |
Dedektif türünün sözde bilimselliği, Son Kare’nin sürreal atmosferinde bulanıklaşır. Dedektif Sare ve fotoğrafçı Atlas’ın dahil olduğu bir cinayet soruşturmasında, fotoğraflar bir sonraki maktulün habercisidir. İkilinin hem katili hem de birbirlerini kovaladığı GAİN dizisinde hayal ve gerçeklik birbirine karışır. Lunapark, fotoğraf stüdyosu ve sergide geçen sahneler; izlediğimiz kedi-fare oyununun kurgusallığını vurgular.
Açılış sahnesindeki lunapark, bizi çocukluğumuza davet eder. Fakat masumiyetle bağdaştırdığımız eğlence mekânı, bir suç mahalline dönüşür. Çocuk seslerinin yankılandığı parkın coşkusu ve renk cümbüşü, mor bir sessizliğe bürünmüş. Katil cinayet işlemek için bir lunaparkı seçtiğine göre, çocukluk travmaları ölümcül oyunun bir parçası.
Ormanın ortasında ihtişamlı bir avize, büyük bir yatak, mor yorgan ve çekim ekibinden oluşan fotoğraf stüdyosu ise lunapark gibi bir oyun alanı. Fotoğrafı gerçeğin ispatı olarak görsek de şahit olduğumuz, sanatçının bakış açısıdır. Onun istediği kareye odaklanırken kadrajın dışında kalanları unuturuz. Fotoğrafçı Atlas da lunaparktaki katil gibi bir oyun kurucu ya da illüzyonist.
Lazer ışıkların aydınlattığı loş resim........