Kolay kolay bir türe giremeyecek bir film
Diğer
16 Ocak 2026
KEMİK TAPINAĞI
X X
(28 Years Later: The Bone Temple)
Yönetmen: Nia DaCosta
Senaryo: Alex Garland
Görüntü: Sean Bobbitt
Müzik: Hildur Guanadottir
Oyuncular: Jack O’Connell, Ralph Fiennes, Emma Laird, Chi Lewis-Perry, Alfie Williams, Robert Rhodes, David Stern, Erin Kellyman
2026
Evet, yine ortalığı allak-bullak edecek filmlerden biri... Son dönemde üzerinde herkesin anlaştığı bir film bulan oldu mu? Ne yapalım; belki asıl zevki filmden değil, bir film üzerine tartışmaktan alanlar çoğaldı. Yerli veya yabancı eleştirmen ayrımını bile yapmağa gerek yok!
Civil War filmini hatırlayanlar yazar Alex Garland’ın da daha önce bir üçleme yaptığını hatırlar. Bu film aynı zamanda yönetmen Nia DaCosta’nın Candy Man, The Marvels gibi filmlerinden sonraki ilk çıkışıdır.
Filmi anlatmak kolay değil, hatta mümkün değil! Basın gösteriminde sonra herkes birbirine bakıyordu, şaşkın şaşkın! Eee, film deyince her türünü görmüş olan bizler bilene diyeceğini bilmiyordu. Şimdi filme gelirsek... Hangi çağ ve hangi coğrafya olduğu bilinmeyen bir ülkede (kimileri İngiltere’nin kuzeyindeki bir ada diyor), görülmemiş bir şiddet hüküm sürüyor. Her yerde çırılçıplak canavarlar (bu arada bol bol erkek organı görebilirsiniz!), yerde yatan cesetler, kan-revan içinde korkuyla kaçanlar... Kafataslarından oluşmuş yüksek kuleler... Burası sanki iblislerin eline düşmüş bir neslin yuvasıdır.
Öte yandan, normal insanlar var; saf, ilkel, korkak... Aralarında çok güzel, ama ürkek çocuklar olan... Kadınlar da var, hepsi sarışın görünen... Acaba bu sarı bir ırk mıdır? Ama öyle olmadığı anlaşılıyor. Kimi de bunu morfine bağlıyor! Ve de ne yapıp edeceği belli olmayan Doktor Kelson.... Ki filmde inanılmaz bir karakter çizen büyük oyuncu Ralph Fiennes bu başrolü yüklenmiş. Film boyunca her türlü pisliğe bulaşmış, iğrenç bir yaşlı olarak dolaşıyor. O aynı zamanda ateist ve de satanist bir doktordur! Arada geçen Rio Grande ismi, ABD’nin Meksika’ya uzanan bir büyük nehrini hatırlatıyor.
Filmde daha birçok tuhaflık var. Bu geniş bir ekranda ve çok hareketli bir kamerayla çekilmiş film, özellikle finale doğru birden modernizme geçiyor! Bir kilise ortaya çıkıyor, göğüslerde taşınan haçlarla... Telefon veya dürbünler kullanışa açılıyor, bir tren geçip Edinburg istasyonunda........© T24
