Çok kendine özgü bir spor, aşk, gezi ve aksiyon filmi

Diğer

31 Aralık 2025

MUHTEŞEM MARTY

X X X X

(Marty Supreme)

Yönetmen: Josh Saldie
Senaryo: Josh Saldie, Ronald Bronstein
Görüntü: Darius Khondji
Müzik: Daniel Lopatin
Oyuncular: Timothee Chalamet, Gwyneth Paltrow, Larry Ratso Sloman, Mariann Tepedino, Odessa d’Azion, Ralph Colucci, Luke Monley, Sarda Bernhard, Koto Kawaguchi

Bir ABD yapımı, 2025

Mevsimin son filmi doğrusu son günlerin de en iyi filmlerinden biri. Kimi kusurları olmasa rahatça X X X X verebilirdim. Ama işte, o çok incelikli bakışımın yanı sıra, yine artık dilime pelesenk olmuş bir deyim: Aşırı naif bir yapım bu.. Demek ki tamı tamıyla bir başyapıt değil. Gerçi yabancı eleştirmenler ortalama 10 üzerinden 8’e çıkmamış değiller... Yine de...

Hikaye 1952 yılında başlıyor. Marty Mausen adlı bir genç adam adı ping-pong olan o tuhaf sporla, yani masa tenisiyle hem kendisini avutur hem de para kazanır. New York’ta başlayan bu macera, kaderin itmesiyle onu Londra’dan başlayarak dünyanın kimi büyük kentlerine atacaktır. Örneğin Londra’ya... Ve orada ünlü Ritz otelinde iyi vakit geçireceklerdir. Ayrıca Paris, Kahire, Münih, Brüksel... Sonunda Tokyo’ya da yollanmak üzere... Ve böylece film yine yakın zamanda görüp çok sevdiğim Rental Family- Kiralık Aile filmindeki Uzakdoğu kültürüyle tuhaf biçimde yakınlaşır.

Bir dönemin neredeyse çocuk oyuncusu, şimdi olgunlaşmış (hatta bu filme anlaşılan her şeyini vermiş) olan Timothy Chalamet filmde geçen yüzyılın ortalarında yaşamış olan ve kendisine Needle (iğne, tığ) adı takılan gerçek bir kişiliğin, Marty Reisman’ın showman’e yakın kişiliğini canlandırıyor. Ve tüm filme ağırlığını koyuyor... Yüzünde sakal olsa da o çocuksu ifadesini korunmuş. Film boyunca inanılmaz bir gerçeklik duygusu yaratan o tenis sahneleri nasıl çekilmiş? İnsan merak ediyor. O maçlarda, filmi yaratan ekip, Marty’nin başarısını yeterince heyecan sağlamak için iyice geciktirmiş. O başarı ki Uluslararası Masa Tenisi Birliği’nin ilgisini çekiyor. Hele sonunda işler Tokyo’ya gelince... Orada Koto Fondo adlı yakışıklı Japon tenisçiyle öylesine girişiyorlar ki... Film bu açılardan gayet iyi çekilmiş, aksiyon temposunu sağlamış. Kalabalık sahneler çok, her şey tümüyle sahici ve gerçekçi duruyor. Az şey mi bu?

Ama filmde aşk da var. Hem de nasıl... Ve seksle birlikte... Daha........

© T24