Yargıcın hukuk yaratması iyi bir şey mi?

İstanbul’da ülkenin en büyük hukuk meslek örgütünün (İstanbul Barosu) düzenlediği “Adil Yargılanma Hakkı” konulu ve oldukça büyük katılımlı uluslararası sempozyumda profesör titri taşıyan eski hakim yeni akademisyen son derece iddialı biçimde konuşuyor:

“Yargıcın rolü hukuku söylemek değil, hukuk yaratmaktır!” diyor.

Yargıç “Yasa koyucu ağzıyla konuşmaktan kaçınmalı” diyor.

Yani yargıcın önüne gelen davada parlamentonun yaptığı kanuna ihtiyacı olmadığını, kendi hukukunu kendisinin yaratması gerektiğini ileri sürüyor.

Böyle iddialı ve “havalı” şeyler söyleyince çok puan toplayacağını ve hukuk kamuoyundan takdir göreceğini düşünüyor olmalı.

Salondaki yerli ve yabancı katılımcıların hemen tamamı halen ülkemizde yaşanan çok ağır hukuk ihlallerinden, hukuk devletinden giderek iyice uzaklaşılmasından ve özellikle de Yargı’nın iyice siyasi iktidar güdümüne girmesinden yakınıyor.

Buna karşın, konuşma salonda pek bir heyecan yaratmamakla birlikte, kimse anılan konuşmacının bu iddialı laflarına -belki de nezaketen- sesini çıkarmıyor.

Oysa ki halen ülkemizde haksız yere tutuklanan gazeteciler, siyasetçiler (ana muhalefetin cumhurbaşkanı adayı dahil), akademisyenler, aydınlar varsa, bunun nedeni, parlamentonun yaptığı kanunu doğru uygulamayıp, kendileri “hukuk yaratan” yargıçlar.

Parlamentonun yaptığı kanun tutuklamayı sadece, belli ağırlıktaki suçların kaçma şüphesi ve delil karartma durumu bulunan failleri için geçici ve istisnai bir tedbir olarak görmesine karşın, mevcut yargıçlar, tutuklamayı, dünya görüşünü, yaşam tarzını ve siyasi eğilimini beğenmedikleri failleri “peşinen cezalandırma” aracı olarak görerek, “hukuk yaratabiliyorlar”!

Parlamentonun yaptığı daha üst seviyedeki kanun olan Anayasa, “AYM kararları herkes için bağlayıcıdır” demesine karşın,  hakimler “hukuk yaratarak” AYM kararlarından beğenmediklerinin bağlayıcı olmadığı yönünde karar alabiliyorlar.

Yani günümüzde ülkemizde AYM veya yargı kararlarının kaile alınmama sorunu varsa, bunun nedeni “hukuk yaratan” yargıçlar.

AİHM, gerek Osman Kavala, gerek Selahattin Demirtaş davalarında üzerlerine atılı fiillerin suç oluşturmadığını ve sırf hapiste........

© T24