menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Haldun Dormen’in ardından anılar

27 1
26.01.2026

Diğer

26 Ocak 2026

Haldun Dormen

“Ben sahnede görünen yüzdüm, Melih ise o yüzün arkasındaki beyindi.
O sustuğunda benim kelimelerim eksildi”

Haldun Dormen, “Melih Vassaf’ın ölümü üzerine”

Haldun Dormen’in ölümü üzerine uzunca düşündüm ve gerilere gittim. Çocukluğumun yılları olan 1960’lı yıllara. Onun tiyatro dünyasında ne kadar sevilen birisi olduğunu zaten bilmekteydim. Onun ardından yetiştirdikleri yeni yıldızların onu ne kadar güzel andıklarını görmek mutluluk verici bir duygu oldu benim için; çünkü eskiyi bir yana bırakan ve sadece kendi yaptıklarını önemseyen bir garip insan dolusu yaşamakta artık. Eskiyi çuvala koyan ve hatta merak bile etmeyenleri görmek üzücüydü her zaman. Fakat Haldun Dormen bize bunun doğru olmadığını hissettirdi ölümünün ardından.

Haldun Dormen’i en son, ilk kurulduğu Afife Jale Ödülleri sırasında gördüm. Beni, kendim olarak jüriye davet etmişti. Ben sosyolog ve küratör rolümle orada bulunmaktaydım, dayımın yeğeni olarak değil. Adnan Çoker de aynı jüride benimle beraberdi. O sırada çocukluğumdan beri tanıdığım Haldun Dormen’e, onu eskiden beri tanıdığımı hatırlatmadım. Nedense çekinmiştim. Ve 1960’lı yılları anmanın ve hatırlatmanın, Tiyatro ödülleri sırasında yeri değil diye düşünmüştüm. O yıllardaki Dormen Tiyatrosu’nun bütün piyeslerini de görmüştüm. Dayım tiyatro yazarı ve tiyatro eleştirmeniydi. Adaptasyonlar yapardı. 1950 ve 60’lı yıllar Türkiye’de çeviri dünyasında “adaptasyon dönemindeydi” diye yazmıştım yıllar sonra, hatırlayarak nasıl çalışıldığını. Orijinal metinler Türkçe diline adapte ediliyordu.

Dayım Melih Vassaf (1927-1982) bir “adaptasyon ustasıydı” diye hatırlıyorum. Çok erken yaşlarda kaybetmiştik kendisini. Sonradan öğrendiğim kadarıyla çok şey yapmış yaşadığı hayatında.

Haldun Dormen’in ölümünü öğrendiğimde çocukluğumdan bir an kopmuştu adeta. Ve merakla eskiyi hatırlamaya çalıştım. Ve, en çok da aklıma Melih Vassaf’ın adapte ederek yazdığı “Eski Çamlar Bardak Oldu” piyesi geldi. Dormen Tiyatrosu’nda oynanmıştı ve oldukça da sükse yapmıştı olarak aklımda kalan bir piyesti.

Dormen tiyatrosu bir çocuğun aklında kalacak etkideydi. Kırmızı kadife perdesi, locaları ve koltuklarıyla büyüleyiciydi. Anılarımda kalan başka bir imge ise Erenköy Marmara Yelken Kulübü’nün yanında balkonda Haldun Dormen ve dayımı görmüş olduğumdu. O anılar da canlandı.

Aklımda bu imaj saklıydı. Ve daha önce yapmadığım bir şey yaptım. Yakın zamanda en çok konuşulan konulardan biri olan Yapay Zeka’ya sordum: Melih Vassaf ve Haldun Dormen ilişkisini. Bana çok ilginç veriler verdi. Dayımın bu kadar Türkçe dili üzerine olan titizliğini okuduğumda adaptasyonlarının neden başarılı olduğunu anlamaya başladım. Ve Haldun Dormen’in anılarından öğrencilerine konuşmalarına kadar Melih Vassaf’tan söz ettiğini öğrenmiş oldum.

Burada öğrendiklerim arasında Metin ve Nevra Serezli’nin ve Erol Günaydın’ın başarılı kariyerlerinde dayımın da rolünün........

© T24