Adieu Brigitte Bardot |
Diğer
T24 Haftalık Yazarı
30 Aralık 2025
Brigitte Bardot ile ilk “görsel” tanışmam çocukluk yıllarımda Moda’da oturan dayımların evinde olmuştu. Delikanlılık çağında olan kuzenim, biraz daha büyüyüp Paris’e gideceğini hayal eder, dergilerden kestiği Brigitte Bardot resimleri ile odasının duvarlarını süslerdi. Benden büyük olan kız kuzenlerim ise Bardot makyajını uygulamak için birbirleri ile yarışırlardı. Onun gibi giyinmek, hareketlerini taklit etmek tüm dünyada moda olmuştu. Dario Moreno’nun “Brigitte Bardot, Bardot… Bravo” şarkısını bilmeyen yoktu o yıllarda.
Brigitte Bardot ile fiziksel tanışmam ise 1997 yılında uzun yıllar tasarımcı olarak birlikte çalıştığım Fransız modacı Jean Louis Scherrer’in evindeki öğlen yemeğinde gerçekleşti. Markanın kurucusu Scherrer’in kızı Letitia’nın hayvan sevgisi Bardot ile yakınlaşmasına neden olmuş, birlikte protestolar düzenleyerek hayvan haklarını savunuyorlar, eylemlere katılıyorlardı.
Kapı çalındı ve Bardot geniş salondan içeriye girdi. Saçlarını gelişi güzel toplamış, sade bir kıyafet giymişti. Gözlerini boyamış, ruj sürmüştü. Ancak altmışlı yaşların verdiği yaşanmışlıkların tüm izlerini olduğu gibi korumuştu. Herhangi bir estetik dokunuş yaptırmamış, doğal yaşlanmayı kabul etmiş gibi görünüyordu.
Henüz 15 yaşında iken Fransız Elle dergisine kapak kızı olarak seçilen, 1953 yılında düzenlenen Cannes Film Festivali’nde bikinisi ile verdiği pozla uluslararası basınının ilgisini çeken, 1956 yılında Roger Vadim yönetmenliğindeki “Ve Tanrı Kadını Yarattı” filmi ile tüm dünyada........