menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

2026 ve Suriye’de iki rotanın çarpışma seyri

32 1
05.01.2026

Diğer

05 Ocak 2026

SDG ve Şam arasında imzalanan 10 Mart Mutabakatı, Mazlum Abdi ve Ahmed Şara

I. Dünya Savaşı sonrası dünya düzeninin uluslararası ilişkileri cangıla çevirerek çökmekte olduğunu bir kez daha kanıtlayan ABD’nin Venezuela saldırısıyla açtık 2026’yı. Bagajına 2025’den devraldığı son derece ağır ve kritik yüklerle giren 2026’nın haydutlukları elbette onunla sınırlı kalacak gibi görünmüyor.

“Hot spotları” çok bu yıl dünyamızın. Lübnan, İran, Irak gibi, Suriye de bu “sıcak noktalardan” biri. Özellikle Suriye bizi bir “taraf” olarak çok yakından ilgilendiriyor. “IŞİD bitti, Esad gitti, artık nasıl ilgilendiriyor,” derseniz, olabileceklerle beraber anlatayım.

Aslına bakarsanız, ABD Başkanı Donald Trump, 2018 yılı sonlarına doğru, “IŞİD’i yenilgiye uğrattık. Suriye’de kalmak için artık bir sebep yok,” demiş ve 2 bine yakın askerini bu ülkeden çekeceğini açıklamış, “Noel’e kadar çocukları eve getiriyoruz” müjdeleri vermişti. Akabinde de IŞİD’i vekil güçlerinin katkısıyla yenilgiye uğratan Pentagon’un Suriye’de sadece 100 kadar asker bıraktığı ve geri kalanları geri çektiği açıklandı.

Gelgelelim, Trump, koskoca bir başkandı, hatta “dünya lideri” idi ama, ABD’de onun sözünün geçtiğini, hele Pentagon’un ona tam olarak biat ettiğini söylemek zordu. Bunu sonradan daha iyi anlayacaktık. Zira, ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey 2020 yılında yaptığı bir açıklamada, Trump’ın Suriye’den iki kez asker çekmek istemesine rağmen bunun asla gerçekleşmediğini, kendilerinin de gerçekleri Başkan’dan sakladıklarını itiraf ediyordu. Jeffrey, söz konusu açıklamasında, “(Suriye’de) ne kadar askerimiz olduğu konusunu Amerikan liderliğine tam açık etmemek için hep aldatmaca oyunları oynadık” diyordu.

İlginç değil mi? Kendi ekibi ABD Başkanına yalan söylüyor. Başkan, “işimiz bitti, yendik, yeter asker çekiyoruz,” diyor. Pentagon çekermiş gibi yapıyor ama çekmiyor, üstelik de kendi Başkanına ve dünyaya “çektik” açıklaması yapıyor. Yani Başkan başka telden çalıyor, ekibi başka telden. İnternet çağının hemen öncesinde böyle bir şey duysaydık, bize “ABD’yi aslında Başkanlar yönetmiyor, yüksek güvenlik bürokrasisi başkanlara rağmen yönetiyor,” denseydi, ya da “abi dünyayı bir pedofili kabilesi yönetiyor aslında” denseydi, “komplo teorisi bunlar” diyebilirdik pekâlâ!

Ama işte 2020 yılında ekibi pişkin pişkin, açık açık “Başkan’a yalan söyledik” açıklaması bile yapabiliyor.

Neden, peki?

Benim elbette kendimce bir cevabım var ama bu soruya en ikna edici yanıtı yine Trump’ın ekip üyeleri verir, vermiştir diye düşünüyorum. Mesela, ilk başkanlık döneminde Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı yaptığı John Bolton, belki de böyle bir isim. Çünkü o daha 2015’te “ABD IŞİD’i yenmek istiyorsa Suriye’de bir Sünni’stan kurmalı” şeklinde görüş beyan etmiş bir isimdi. Yani, 2018-2019 tarihleri arasında Trump’ın Beyaz Saray ekibinde görev yapan Bolton’un ajandasındaki IŞİD-Sünni’stan ilişkisi böyle bir şeydi. Tabii aslında Beyaz Saray ekibine daha sonra dahil edilen Mike Pompeo, Gina Haspel ve James Mattis gibi militarist zihniyetli isimlere bakarak Washington’un farklı bir ajanda güdebileceğini düşünmenin zor olduğunu da anlıyoruz.

Velhasıl, Bolton’un yukarıdaki özet şekliyle telaffuz ettiği bu dilek, bölgedeki müttefiklerinin ve işbirlikçilerinin verdiği destekle gerçekleşti ve Amerikalılar Suriye’de bir Sünni’stan kurdu! Bu arada, çiçeği burnunda Suriye hükümetinin eskisinden devraldığı tüm stratejik silah ve mühimmat da İsrail’in üstün (!) gayretleriyle, yüzlerce sorti uçuşla beraber imha edildi.

Bu gelişmeye paralel olarak Amerikan askerlerinin bölgeden çekilmemesi için artık hiçbir sebep kalmamış olduğunu düşünebilirsiniz. Yani, tereyağından kıl çeker gibi olmasa da, tüm güçlüklerin üzerinden gelinmişti.

Ama tam o sırada n’oldu? Tam da Suriye Demokratik Güçleri (SDG) artık Suriye ordusuna entegre olacak, Amerikan askerleri de gönül rahatlığıyla geri çekilecek, onlar erecek muradına, biz çıkacağız kerevetine derken, ABD ve vekil güçlerinin yıllar önce yenilgiye uğrattığı IŞİD birden diriliverdi. Aralık ayının ortalarında, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) tarafından yapılan açıklamaya bakılırsa, Suriye’de Humus vilayetine bağlı Tedmur (Palmira) kenti yakınlarında IŞİD tarafından kurulan bir pusu sonucu iki Amerikan askeri ve bir ABD vatandaşı hayatını kaybetti, üç asker de yaralandı.

“Yaşayan Ölülerin Gecesi” (!) filmi vizyona yeniden girmiş görünürken artık Amerikan askerlerinin bu Noel’de de geri çekilmesi söz konusu olamazdı. ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth, saldırının ardından yayımladığı mesajında aslında neden sözü konusu olamaz, aslında bunun cevabını veriyor ve şöyle diyordu:

“Şu net olsun: Eğer Amerikalıları hedef alırsanız, dünyanın neresinde olursanız olun, kalan kısa ömrünüzü Birleşik........

© T24