menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yaşam kısa

37 0
18.03.2026

Sevgili İlber’i Mülkiye’ye öğrenci olarak gelmesiyle tanıdım. Bu uygar, kültürlü insanla dostluğumuz, 1975 yazı Devrek’te askerlik yaparken 3-4 gün önce ameliyat olmasına kadar devam etti. Bakıyorum, Sevgili İlber, son günlerde çeşitli vesilelerle davet edildiği konferanslarda, konuşmalarında , hep veda ediyor. Buraya kadarmış.

Ulusumuzun başı sağalsın.

Ülkemizde olsun, uluslararası planda olsun, üzerinde düşünülmesi, konuşulması, yazılması gereken konu çok. Sizi bilmem ama ben bu enflasyon muhabbetinden bıktım. Nedir enflasyon? Fiyatlar genel seviyesinin yükselmesi. Bugünün, son yılların, son on yılların olayı mı?

Hayır. Daha önce yazmıştım. S. Demirel bir başbakanlık döneminde, şapkayı alıp gitmeden önce, enflasyonu gelişmekte olan veya az gelişmiş ülkelerin yaşadıkları neredeyse “doğal” olay olarak tanımlamış kendi hükümetinin ekonomi politikası zafiyetini, ülkenin yoksulluğu ile açıklamıştı.

Daha önce 1958 istikrar programına yol açan enflasyon, 1950 NATO üyeliğinin getirdiği altyapı yatırımlarının sisteme soktuğu satın alma gücünün, karşılığında onu emecek arz bulamamasının sonucuydu. NATO için liman, hava alanı ekliydi, ama ülkede üretim yetersizdi.

20 yıldır yaşadığımız enflasyonun öncekilerden farkı, bu kez toplumun bir bölümü ihalelerle veya fiyatlama uygulamalarıyla zenginleşirken, eskiye göre daha büyük bölümünün kendi hiçbir yanlışı olmadan yoksullaşıyor olmasıdır. Yani demem o ki, enflasyonla ekonomi parasal olarak “şişerken”, bundan toplumun büyük kısmı daha büyük pay alır. Zaten devleti yönetenler de yoksulluğu nereden çıkartıyorsunuz, caddelerde dolaşan son model lüks otomobilleri, otellerde akan şampanyayı, Euro, dolar yağdıranları, her köşe başında açılan kadın berberi salonlarını görmüyor musunuz derken bunu söylemiyor mu?

Bu durumda hükümet elbette ellerini bağlayıp duramaz, ama bu kez ek bir güçlük var, o da sermaye hareketlerinin serbest olması. Geçen yıl iki olay yaşadık, biri içerideki dalgalanmaların yol açtığı ve eminim bazılarının önemli kazanç elde ettiği 128 milyar dolar olayı, ikincisi bu işlerden hiç anlamamasına karşın bakanlık yetkisi verilen bir kişinin getirdiği, kambiyo korumalı mevduat KKM uygulaması. Şunu öğrenmiş olmamız lazım, ekonomi zor bir konu değildir, yeter........

© T24