İlliberal rejimler ve yol açtıkları yeni dünya |
Şimdi neyle korkutacaklar?
Geçen yaz aylarında düşünüyordum ve bunu siyaset bilimci, iktisatçı, strateji çalışan arkadaşlarımla sık sık konuştum, onların düşüncelerini öğrenmek istedim... ABD’yi sakinleştirmek mümkün değil, mutlaka bir şey yapacak, bahane bulup birilerine saldıracak. Eskiden bu bahane komünizmdi, artık o kalmadı. Son olarak J. F. Kennedy -Kruşçef döneminde, okuyucuların çoğunun hatırlamayacağı, Domuzlar Körfezi krizini yaşadık, o da geçti. O günden beri “düğmeye basarım ha!” tehdidiyle götürüyorlar.
Başkan kaçırma
Son maskaralık, Venezuela başkanını kaçırmaları olmuştu. Daha önce benzer bir el koyma, adam kaçırma, Panama’da oldu. Kaçırılan kişiler masum olmayabilir, ama hesap sormanın yolu bu değildir. Bir master rejisörün yönettiği oyunun seyircileri miyiz, yoksa figüranları mı? Ama oyunun ısınma olayı bölümlerinde insanlar ölüyor!
Şimdi Çin’in komünistliği dahi su kaldırmıyor. Bir başka bahane nükleer silahlardı, çünkü gün gibi biliniyor ki ABD, İngiltere, Fransa, Kanada, Rusya, Çin gibi ülkeler yanında İsrail, Hindistan Pakistan bu güce sahipler, son yıllarda Yunanistan da herhalde Joe Biden’ın, açıkça beyan ettiği Yunan hayranlığı sonucu nükleer ligine girdi.
Master rejisörler görev başında
Üstelik hedefi nükleer silahlanmanın durdurulmasını, yayılmasını kontrol etmek olan nükleer silahların yayılmasının önlenmesi anlaşması imzalanmış, ama bu nükleer tehdidin ortadan kalkmasını sağlamamıştır. Çünkü master rejisörler hâlâ işi bırakmıyorlar.
Bugün nükleer tehdit bir korkutma aracı haline gelmiştir. Ama bu son yıllarda gördüğümüz gibi Ukrayna’da, İran’da sivil dünyada mafya tehdidi diyebileceğimiz ucuz ama insanların ölümüyle biten politika aletleri haline dönüşmüştür.
ABD’nin Afganistan’dan neredeyse bavullarını toplamadan, arkasına bakmadan çıkışını düşünüyordum, Vietnam’da hayli hırpalanan........