Hikâye neden tıkandı? |
Dikkatle izlediğim bir sanayici geçen hafta sanayinin rekabet azalmasını, “hikaye tıkandı” diyerek açıklamış. Kullandığı kavramlar önemli, Orta gelirden yukarı çıkmak farklı bir ekosistem gerektirir. Ancak biz son yıllarda büyümeyi üretimle değil, tüketim, hizmet ve finans sektörüyle ve en önemlisi Ticaret konusu olmayan inşaat sektörüyle sağladık.
Adnan Dalgakıran refahın kalıcı olamayacağını vurgulayıp Avrupa’ya dikkat çekiyor:
- Avrupa’da da yaşanan konjonktürel bir kriz değil. Avrupa rekabette Uzak Doğu’ya yenik düşüyor ve yeni bir hikaye yazmak zorunda. Toplumlar hikaye yazmaz; o ülkenin akıllı insanları bir araya gelip strateji kurar. Türkiye’de şu an böyle bir işaret yok.
Türkiye’nin AB üyeliği, Gümrük Birliği anlaşmasının yenilenmesi konularında düşüncelerimi 18 Eylül 2024’te bu sütunlarda ifade etmiştim. Son haftlarda orada saydığım çeşitli işbirliği girişimleri yerine Gümrük Birliği dilimize takıldı. Bir grup arkadaşım,ki aralarında Gümrük Birliği anlaşmasını müzakere eden sınıf arkadaşlarım, büyükelçiler de vardır, Türkiye’nin bundan zarar gördüğünde ısrar ederler. Hemen şunu söylemeliyim, GB olmasaydı, Türkiye’de imalat endüstrisi, tarım profili bugünkü durumuna gelemezdi.
GB’nin ihracat ayağından yeterince yararlanamamızın nedeni, hükümetlerin doğru endüstri politikası izlememeleri, bunu doğru eğitim stretejisiyle desteklememeleridir. Her Ticaret sözleşmesi eşit koşullarda müzakere edilir. Bu müzakere 1963’te başlayıp, 1996’da sonuçlanmıştır. GB anlaşmasını eleştirenler, eşit müzakere zeminini neden o tarihlerde kullanmadılar? Herhalde siyasi talimat “kaça neçe gümrük birliği” olduğu için olmalı. Bütün bunlara karşın, kazanılan kazanılmıştır. Herhalde endüstri, GB öncesi dönem koşullarına dönemez.
Gümrük Birliği Anlaşması neden beğenilmiyor?
GB düzenlemesinden yeterince yararlanamadığımız alan, AB’nın serbest Ticaret anlaşması yaptığı üçüncü ülkelerin, bizimle benzeri anlaşmayı yapıp kendi üreticilerini Türkiye ile rekabete sokmamalarıdır. Ne bekliyorduk? Onların da iç pazarlarını bize açmalarını mı? Mecbur kalmadıkları sürece neden bunu yapsınlar. Neden yatırımcılarımız, üçüncü ülkelerde o endüstrilerde daha ileri, rekabetçi oldukları alanlarda yatırım yaparak, çeşitli yazılarımda sözünü ettiğim “sovereignty at bay” (üstün üretici) durumu yaratmadılar? Üçüncü ülkelerin de kendilerini korumasını mı beklediler? Neden?
Yerli ve milli yakıştırmasıyla yollara salınan TOGG’lar bizleri tereddüde sevketmesin; Çin’in, Kore’nin milyonlarca otomobil üreten markaları yalnız montaj değil, component imalatı için de Türkiye’ye geliyor. Diğer dünya markaları hem burada, hem tedarikçi ülkelerde üretilip burada monte edilen otomobilleri, dünyanın dört köşesine o markalarla ihraç ediyor. Bu tüm dünyada geçerli olan yeni üretim, dikey Ticaret ağları modelidir.[1] Göz ameliyatları, diğer kritik cerrahi müdaheleler, Türk cerrahlar tarafından buradaki tesislerde yapılıyor. Ama nedense tuhaf ve adeta mucizevi bir beceriksizlikle ülkeyi, ekonomiyi yönetmeyi beceremiyoruz. Benim buna yanıtım, mikro düzeyde, kişi, mühendis, hekim düzeyinde becerikli, kurum, yönetici düzeyinde tuhaf bir tutukluk içinde olmamızın ekonomiyi hayli zor bir kavşağa sokmasının kabul edilemezliği.
Kafa karışıklıkları devam ediyor
Türkiye ne Çin'in özel ilişki geliştirdiği Macaristan ve Slovakya, ne Romanya veya Bulgaristan, ne de Yunanistandır. Nedir ülkemizi bunlardan ayıran ve bu nedenle bağımsız strateji belirleme ayrıcalığımıza yol açan? Ülkemizde endüstri yatırımları bunlardan çok önce başlatılmış, ama 1980’lerden sonra özelleştirmeyle çarçur edilmiştir. Türkiye her şeye rağmen önemli bir ülke ve bu sadece bulunduğumuz bölge, boğazlar nedeniyle böyle değil. Mevcut itibarsızlık durumuna karşılık Türkiye her zaman ve özellikle Cumhuriyetin kuruluşu sayesinde önemli bir ülke olmuştur. Siyaset, uluslararası ilişkiler ve ekonomi alanında ısrarla sürdürülen tüm yanlış politikalara karşın bugün hâlâ önemli potansiyele sahiptir. 2001 Güçlü Ekonomiye Geçiş programının yenilenmesi halinde her alanda sıçrama yapma gücümüz vardır.
Yanlışta ısrar neden?
Türkiye'nin dünyanın bu denli stratejik bir coğrafyada bulunması........