Altılı kavşak |
Yaşam düz bir yol mu?
Yaşam düz bir yoldan oluşmuyor, bazen dörtlü bazen altılı kavşaklar çıkıyor karşımıza ve onların her biri bize farklı fırsatlar sunuyor. Kimileri önceden varmak istediği hedefi önceden belirliyor, kimileri ise o anın psikolojisi veya bulunduğu ortamın vaad ettiği bir geleceğe yönelik seçimler yapıyor. Karşımıza çıkan kavşağı, birçok alternatif sunan fırsatlar kümesi olarak görmek gerekir. Bunların hepsi farklı dünyalara götürmeyi vaad ediyor, önceki yazılarımda Mazlov piramidinden söz etmiştim, piramidin tabanında yaşamdaki asgari ihtiyaçlarımız var, yukarıya doğru olmasa da olur türünden fırsatlar yer alıyor. Tabakaların her biri değişik refah düzeyi ifade ediyor. Bu bazen kamu politikasının sonucu, bazen bireyin ortamın kendisine sunduğu fırsatlar ve eğitimi tarafından belirleniyor.
Bunun ilginç bir örneği GOOGLE kurucuları Sergey Brin (Moskova)ile Larry Page’in (ABD MidWest) Stanford Üniversitesinde buluşmaları ve çalışmalarını orada yapmalarıdır. İkisinin de bir başka üstünlüğü, anne ve babalarının bilim adamı olması fen ve teknoloji konularında çalışmasıdır. Böyle alternatifler bireye yaşamın ilerideki aşamalarında da sunuluyor. Değerlendirmek onun eğitimine, hayatta neler yapmak istediğine bağlı.
Atatürk o tercihi yapmasaydı, ne olurduk?
Yaşama Osmanlı subayı olarak başlayan Atatürk sonra Osmanlı ordusunun bir subayı ve general olmak varken, tercihini Türkiye’yi zayıflayan Osmanlı hanedanı yönetiminden kurtarıp, uygar Cumhuriyeti kurmak yönünde kullanıyor. Atatürk’ün dehası o gün 13.6 milyon kişi, bugün 85 milyon kişi olan ulusumuza, uygar toplumlar düzeyine çıkartan Cumhuriyet’i hediye etmesini sağlamıştır.
Ülkenin ilerideki dönemlerindeki yöneticilerinden çarpıcı bir örnek, Isparta’nın İslamköyü’ne su getirmek hayali ile yola çıkan Süleyman Demirel’in, İTÜ’nün ardından Devlet Su İşleri Genel Müdürü olarak hayalini uygulamaya taşımasında ve daha sonra ülkemizde demokrasinin yerleştirilmesine katkı yapan siyasetçiler arasında anılmasıdır.
Bazı biyografik ve diğer çalışmalar
Bu yazının amacı liderlerin biyografilerini özetlemek değil. Burada andığım iki liderin biyografileri ehil kalemler tarafından yazıldı. Kendi 40 yıllık ve hayli hareketli çalışma hayatımı ise yazdım, halen düzeltilme aşamasında. Bu çalışmayı hazırlarken iki yıla yakın süredir birçok yerli ve yabancı kişinin biyografisini okudum. Son olarak geçen hafta eşimle Paris’e gitmişken Margaret Atwood (Handmaiden Tale) ve diğer bazı kitaplarına ulaştım. Her zaman ve akademik meslekteki herkes gibi birçok kitapla geri döndüm. Bu yazıda onların bazılarına değinmek istiyorum.
İlk ele aldığım, İsveç’li iktisatçı Carl Benedikt Frey’in “How Progress Ends,........