Gökyüzünün bize söyledikleri... 2026 yılının atmosfer falı |
2025 yılı, Türkiye'nin meteoroloji tarihine "Susuzluğun Yılı" olarak yazılacak. Peki neden? Çünkü gökyüzü bize bir şeyler söylemeye çalıştı; ama biz dinledik mi? 52 yılın en kurak dönemini yaşadık, termometreler 49 dereceyi gördü ve barajlarımız neredeyse diplerini gösterdi. Şimdi hem geçen yılın derslerini çıkarma hem de 2026'ya hazırlanma zamanı.
Kış Gelmeyen Kış: Yalancı Baharın Tuzağı
2025'in Ocak ve Şubat aylarını hatırlayın. Normalde sobalarımızı yakıp kar beklediğimiz günlerde, sıcaklıklar mevsim normallerinin 3-5 derece üzerinde seyretti. Meyve ağaçları şaşırdı, erken çiçek açtı. Arılar uyanıp polen aramaya başladı. Sonra ne oldu? Mart ayında ani soğuklar geldi ve o erken açan çiçekler dondu. Kayısı, badem, kiraz üreticilerimiz bu "yalancı baharın" bedelini rekolte kayıplarıyla ödedi.
"Doğa takvimi değişti, biz hâlâ eski takvime bakıyoruz."
49 Derece: Termometrelerin İsyanı
14 Temmuz 2025, Şanlıurfa Ceylanpınar. Termometreler 49°C gösterdiğinde, bu sadece bir sayı değildi; insan vücudunun dayanma sınırlarının zorlandığının, klimaların çöktüğünün, hayvanların gölge aradığının habercisiydi. Dünya Meteoroloji Örgütü'nün 2050 için öngördüğü sıcaklıklar, 25 yıl erken geldi. Güneydoğu'da Mardin, Şırnak, Siirt'te de benzer değerler kaydedildi. "Isı kubbesi" dediğimiz bu atmosferik hapishane, haftalarca Anadolu'nun üzerinde oturdu.
Kuruyan Barajlar: Suyumuz Nereye Gitti?
2025 yılı sonunda........