menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yapay Zekânın Epistemik Krizi

10 0
28.12.2025

Yapay zekâ teknolojisi ve büyük dil modelleri (LLM) her alanda yaygın bir şekilde kullanılırken barındırdığı yapısal sorunlar da yavaş yavaş ortaya çıkmaya ve yapılan tartışmalarda ana gündemi oluşturmaya başladı. Bu bağlamda daha önce yayımladığım bir makalede yapay zekânın hakikatle ilişkisini, İslam düşüncesinde merkezi bir rol oynayan nefsu’l-emr bağlamında ele almıştım. Bu çalışma, LLM’leri farklı açıdan değerlendirebilme imkânına kapı aralayan basit bir girişimdi. Halen üzerinde çok tartışılması gereken bir konu olarak duruyor. Diğer taraftan, ‘Yapay Zekâ Yasal Olanın Helal Olmama Olasılığını Artıyor (mu?)’ başlıklı yazımda da yeni yayımlanmış bir makalenin bulgularına dayanarak yeni bir tartışma başlatmıştım. Söz konusu yazı yapay zekanın karar almada insan yerine ikame edildikçe kârı maksimum yapmak için ahlaka mugayir de olsa her türlü imkanı değerlendirdiğini gösteren bir makalenin (Köbis vd., Delegation to artificial intelligence can increase dishonest behaviour, Nature, 2025, https://doi.org/10.1038/s41586-025-09505-x) bulgularını genişletme ve farklı bir bağlamda düşünme imkanı sağlıyordu.

Ahlaksız talepler insanlarda bir an da olsa tereddüde yol açabilse de makinede bu imkân ortadan kalkıyordu. Örneğin, araştırmanın sonuçlarına göre insan aracılara tam hile içeren talimatlar verilse dahi bu talimatlara uyma oranı %-@ arasında gerçekleşirken makinelerde bu oran kullanılan modelin farklılığına bağlı olarak çok daha yüksek (`-) gerçekleşmektedir. Bir başka deyişle makinelerin hileye uyum kabiliyeti oldukça yüksektir. Algoritmalarda bu ahlaki tağşişe yönelik önlemler alınsa dahi yazarların da ifade ettikleri gibi ahlak dışı kararlara makinelerin uyum gücü yine de yüksek gerçekleşmektedir. Kısacası, yapay zekânın sorumsuzluğu ahlak dışı kararlara uyumu artıracak şekilde çalışmaktadır. Kısacası, kararlarının yol açtığı maliyet sorumluluğu ile yüzleşmek zorunda olmayan yapay zekânın Alatlı’nın ifadesi ile ‘şerden yana bükülme’ olasılığının çok yüksek olduğunu söyleyebiliriz. Bu nedenle olsa gerek, yazarlar etik dışı makine vekâletine karşı alınacak önlemlerin makine aracılardan çok insan asıl kişilere yöneltilmesi gerektiğini önermektedir.

Tam da bu noktada yeni bir makale, sorunu bizim nefsu’l-emr bağlamında tartıştığımız gibi epistemik bir tartışma olarak ele almaktadır (Epistemological Fault Lines Between Human and Artificial Intelligence, arXiv:2512.19466). Çalışma, asıl sorunun doğruluk oranlarından çok daha derinde olduğunu söylemekte, sorunun LLM’lerin hata yapıp yapmamasından ziyade cevapları hangi süreçlerle ürettikleri ve bu süreçlerin insan bilgisiyle yapısal olarak neden örtüşmediği ile ilişkili olduğunu vurgulamaktadır.

Öncelikle insan ile insanın bilişsel süreçlerini taklit eden LLM’ler arasında yapısal farklılıklar söz konusudur. İnsan........

© SuperHaber