Coğrafyanın Gücü |
İran’ın caydırıcılığı sahip olduğu kendi coğrafyasıdır. Geniş ve dağlık bir araziye sahip olan İran, düşmanın yapacağı bir kara harekatında, küçük birlikler halinde tertiplenerek düşmanı derinlikte aktif savunma ve taarruzlar ile imha etme stratejisini uygulayacaktır. ABD kara kuvvetlerinin bu geniş dağlık ve bilmedikleri arazide İran Kara Kuvvetleri ile savaşarak başarılı olmaları son derece güç ve adeta imkansızdır. Bu geniş ve dağlık arazi, ABD'nin lojistik desteğini de son derece kısıtlayacaktır. Ana karasından binlerce kilometre uzakta böyle bir harekat yapmaya karar vermek daha başlangıçta savaşı kaybetmek demektir.
Çıkacak bir çatışmada İran'ın başvuracağı ilk yöntem, Hürmüz Boğazı'nı kapatmak olacaktır. Devrim Muhafızları’nın sahip olduğu deniz filosu küçük ve hızlı teknelerden oluşuyor. ABD Ordusu onları yok etmek için çalışsa da şu ana kadar başarılı olduklarını söyleyemeyiz. Bu tekneler İHA, SİHA ve füzelerle silahlandırılmıştır. Kıyılara yakın bölgelerde gizlenip, aniden çıkarak gemileri hedef alıp suretle tehlikeli alanın dışına çıkma ve gizlenme taktik ve tekniklerini uyguluyorlar.
Hürmüz Boğazı'nın İran tarafından kapatılması ve neticesinde dünyada petrol fiyatlarının artması, Trump üzerinde büyük bir baskı oluşturuyor.
Devrim Muhafızları’nın filosunda bulunan sürat teknelerinin sayısı kesin olarak bilinmemekle beraber birkaç bin olduğu tahmin ediliyor. Devrim Muhafızları silahlı bu sürat tekneleri ile denizde gerilla savaşı taktik ve tekniği uyguluyor. Asimetrik savaşa yönelip büyük gemilere ve klasik savaş gemilerine karşı vur-kaç, taktik ve tekniği uyguluyor. ABD bu tekneleri uydu görüntüleri ile de tespit etmekte zorluk çekiyor. İran'ın bu hızlı tekneleri Basra Körfezi içinde büyük bir tehdit oluşturuyor.
Devrim Muhafızları’nın deniz filosunda elli bin askerin görev yaptığı tahmin ediliyor. Körfez boyunca değişik bölgelerde kendilerine verilen sorumluluk bölgelerinde faaliyet gösteriyorlar. İran'ın Körfez'de kontrol ettiği otuzdan fazla adada faaliyet gösteriyorlar.
Bu tekneler yüz deniz milinden fazla bir süratle hareket edebiliyorlar.
Trump bir çıkmazın içerisinde. Ne kadar cesur konuşma yaparsa yapsın içindeki korkuyu gizleyemiyor. Bu nedenle Hark Adası'na asker göndererek bu bölgeyi kontrol altına almaktan vazgeçmiş görünüyor. Sebebi ise ABD ordusunun vereceği asker kayıpları.
Trump, kışkırtıcı ve dengesiz konuşmalar yaparak Tahran yönetimini müzakere masasına çekmek istiyor. Pezeşkiyan ise ‘Savaş peşinde değiliz, haklarımızı talep ediyoruz. Kendi topraklarımızı koruyoruz. Savaşı başlatan taraf biz değiliz, savaşın bitmesini istiyoruz.’ diye açıklama yaptı.
Trump'ın hamlelerinin amacı gerileyen ABD hegemonyasını müttefikleri üzerinden tekrar tahkim etmek, petrol ve değerli madenleri kontrol altına almak ve gücünü korumak.
İran halkı ise tek yürek halinde ABD emperyalizmine ve Siyonist rejime karşı direniyor.
ABD başlattığı bu savaşta AB ülkeleri ve Asya ülkeleri dahil dünyada yalnız kalmıştır. Trump, ambargo uyguladığı Rusya'nın petrol satışına izin vermek zorunda kalmıştır.
İran asimetrik deniz savaşı, taktik ve tekniklerini(deniz gerilla savaşı) ve Hürmüz kozunu kullanmayı uyguluyor.