We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Bölgemizde Krizler ve Aktörler

1 1 0
14.08.2021

Dünyada yaşanan küresel değişimlere paralel olarak Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesinde de ciddi dönüşümler yaşanmaktadır. Buna paralel olarak da yakın bölgemizde dönüşüm sancıları halen varlığını devam ettirmektedir. Arap Baharı Ortadoğu gündemini ve dinamiklerini daha karmaşık bir hale getirmiştir.

Filistin Krizi: Şeyh Cerrah mahallesi olayları sonrası tekrar ortaya çıkan Filistin Krizi bölgede her an yeni yeni gelişmelerin yaşanabileceğine ve dengelerin değişebileceğine açık bir örnek teşkil etmektedir. Filistin sorununda tamamen İsrail’in haksız ve hukuksuz taleplerini onaylayarak normalleşen ülkeler Filistinlilerin gösterdikleri topyekûn direniş nedeniyle zor durumda kalmışlar ve İsrail ile olan normalleşme sürecini sorgulamak durumunda kalmışlardır. İsrail’in işgal ettiği toprak çekilmeden, Filistin sorunu çözülmeden bölgede barışın sağlanamayacağının bilinmesi gereklidir ve şarttır.

Ortadoğu’nun kanayan yarası haline gelen ve on yıldır devam eden bir diğer sorun da Suriye meselesidir. Suriye’de yaşanan çatışmalar nedeniyle binlerce insan topraklarını terk ederek göçebe durumuna düşmüştür. Suriye’de çatışmalar halen devam etmektedir. Suriye’de küresel ve bölgesel aktörler arasında sorunun çözülmesine yönelik çalışmalarda herhangi bir netice alınamamıştır. Ülkede akan kan ve gözyaşı dinmemiştir. Durum böyle iken Beşar Esad formaliteden yapay bir seçim yaparak kendisini devlet başkanı seçtirmiştir. ABD ise PKK/YPG terör örgütlerine eğitim, silah, mühimmat, teçhizat desteği vermeye devam etmektedir. ABD bölgede devletimsi bir terörist yapıyı oluşturma heves ve arzusundan vazgeçmemiştir. PKK/YPG terör örgütü ABD’den aldığı silahlarla hedef gözetmeksizin eylemlerine devam etmekte ve hastaneleri, okulları, alışveriş merkezlerini roket, havan, top atışları ile vurmaya devam etmektedir. ABD, Irak ve Suriye’de İran yanlısı milisleri roketler, füzeler ve uçaklarla vursa da bu milis güçleri ortadan kaldıracak operasyonları yapmaktan uzak durmaktadır. Aynı taktiksel saldırıları Suriye’de İsrail de yapmaktadır.

Suriye’de siyasi çözüm sürecinin ana zemini olan Cenevre Görüşmeleri Esad ve destekçisi yerel ve bölgesel aktörlerin mesafeli yaklaşımı nedeniyle engelleniyor. Bu durumu daha vahim hale getiren ise ABD ve Rusya’nın görüşmelerin başlaması yönünde hiçbir baskı ve teşvik politikası uygulamamalarıdır. ABD ve Rusya Suriye’de kendi çıkar ve menfaatlerine uygun olarak faaliyetlerine açık ve örtülü olarak devam ediyorlar. İki ülkenin de Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması ve göçmenler gibi bir sorunları yoktur.

Irak ise ABD ve İran çatışmasının mücadele alanına dönmüş durumdadır. Irak’ta da siyasi ve sosyal belirsizlikler devam etmektedir. 2003 yılında George W. Bush’un Irak işgali başarısız olmuş ve ülke bir kaos ortamına sürüklenmiştir. Barack Obama yönetiminin Irak’tan plansız olarak çekilmesiyle de bu kaos ortamı daha da artmıştır. Bu durum Irak’ta İran destekli siyasi parti ve milis güçlerin etkin konuma gelmesine sebep olmuştur. 2013-2014 yıllarında Irak’ta etkin olan IŞİD ile mücadele için oluşturulan Haşdi Şabi milislerinin askeri, siyasi, ekonomik etkinliği de eklenince Irak büyük ölçüde İran’ın etkili olduğu bir ülke haline geldi. Haşdi Şabi milislerinin etkinliğinin artması güçlü bir Irak ordusunun kurulmasında engel teşkil etmiştir. Bu dönemde ABD güçlü ve eğitimli bir Irak ordusunun oluşmasında pek de istekli olmamıştır. ABD, merkezi hükümetinin ülkenin tamamını kontrol etmesini hiçbir zaman istememiştir. Güçlü bir Irak’ın güçlü bir ordusu ile kuzeye hakim olması, Türkiye sınırını Türkiye ile birlikte kontrol altına alması, sınırını Türkiye ile birlikte kontrol etmesi ABD’nin politikaları ile örtüşmemektedir. Haşdi Şabi’nin güçlenmesi ABD politikaları ile bir şekilde örtüşüyordu. İran’ın Ortadoğu operasyonlarının sorumlusu Kasım Süleymani ile Haşdi Şabi milislerinin başkan yardımcısı Ebu Mehdi el Mühendis arasındaki sıkı ilişkide Irak’ta mezhepsel ayrışmalara neden olmuştur. Her ikisinin de ABD’nin yaptığı........

© Stratejik Düşünce Enstitüsü


Get it on Google Play