We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Yeni Denge Arayışları: ABD-İngiliz ve Fransız Mücadelesi

3 3 0
21.09.2021

Geçmişi bıraktığı izlerden tanımak zorundayız. Avustralya’nın Fransız Şirketi ile arasında denizaltı yapılmasını içeren anlaşmayı iptal etmesine, Fransa’nın gösterdiği aşırı tepki ve çaresizlik dünyadaki kutuplaşmayı açıkça ortaya çıkarırken, diğer taraftan bizlere I. Dünya Savaşı öncesinde gerçekleşen ittifakları ve denge dışı bırakılan devletleri hatırlattı.

Savaşı anlamak için o dönemdeki dört önemli gücü iyi anlamak gerekir. Bu dört önemli güç: Okyanusları ve çok sayıda sömürgeyi elinde tutan İngiltere; 1870 yılında komşusu Almanlar tarafından yenilgiye uğratılsa da askeri bakımdan üstün bir geleneğe sahip Fransa; zengin, güçlü ve dünyada kendisine bir yer arayan dinamik Almanya ile yoksul ve geri kalmış olmasına rağmen, büyük bir nüfusa sahip olması nedeniyle kalabalık ordular kurabilen Rusya’ydı. Savaştan önce Almanya, Avusturya-Macaristan ve İtalya arasında Fransa ve Rusya’yı hedef alan bir ittifak oluşturulmuştu. Sonra Fransa, İngiltere ve Rusya arasında “Üçlü Antant” oluşturularak Almanya kuşatıldı. Osmanlı Devleti ise İngiltere ile ittifak yapmak için çabalamış, ancak sonuç alamadığından mecburen Almanya ile ittifak yapmıştı. ABD’de akıllıca bir hamleyle başlangıçta bekleyip, çok sonraları savaşa katılacaktı.

Günümüzde Çin’in artan ekonomik ve askeri gücü ABD’yi bölgede yeni ittifaklar oluşturmaya yöneltiyor. Bu anlamda ABD, Çin’in karşısına Japonya, Güney Kore, Hindistan yanında İngiltere ile birlikte Avustralya’yı da almak ve bölgede yeni bir denge oluşturmak istiyor.

İngilizlerin Avrupa Birliğinden ayrılışları zaten buna dair işaretleri veriyordu ve İngilizlerin AB’den ayrılmasını sadece ekonomik anlamda değil, uzun vadede siyasi ve kültürel anlamda da bir ayrılık olarak değerlendirmek ve dünyada değişen dengelerin bir işareti olarak algılamak gerekiyordu (Alpar, 2020:20).

Nitekim dünyadaki 5’inci ekonomik güç konumunda ve AB içindeki en etkili askeri güç olan İngiltere’nin ayrılmasıyla, AB büyük bir güç kaybına uğrarken, İngiltere 52 ülkeden oluşan İngiliz Uluslar Topluluğuna (Commonwealth) daha fazla yönelerek bu topluluğun etkinliğini artırmaya yönelmişti.

Fransa ise öteden beri kendi başına küresel bir güç olma hayali güdüyordu. De Gaulle, Fransa’nın ABD ve İngiltere’den bağımsız olarak dünya olaylarında daha etkin bir rol oynaması gerektiğine inanmıştı. Daha 1958 yılında Fransa, ABD ve İngiltere ile eşit bir şekilde dünyayı paylaşma isteğini bildirmiş ve sonuç alamayınca da tek başına hareket etmeye ve NATO’dan çıkacağını ima etmeye başlamıştı (Balcomb, 1997: 70-71). Bir yıl sonra ise Fransa, Akdeniz Filosunu, NATO’nun Akdeniz Komutanlığından çekmiş, 1960 yılında ise NATO Kontrol prosedürlerine tabi olmak istemediğini açıklamıştı.

Nitekim ilk nükleer denemesini 1960 yılında Cezayir’de Sahra Çölünde gerçekleştiren Fransa, 1963 yılında atom bombası taşıyan Mirage-IV uçaklarının da üretimine başlamıştı (Armaoğlu, 2001: 610-620). Nihayet 1965 yılında Fransa, ABD ve Sovyetler Birliğinden sonra uzaya uydu gönderen üçüncü ülkeydi.

Fransa 1966 yılında NATO’nun askeri kanadından çekildi. 1967 yılında ise ilk nükleer denizaltısını yapan Fransa bir sonraki yıl hidrojen bombasını Pasifik Okyanusunda patlattı. De Gaulle şöyle diyordu: “Fransa dünyanın her yerindedir. Fransa, Fransa olduğu için dünyada küresel politikaya önderlik etmeli ve bir dünya gücü olarak sorumluluklarını yerine getirmelidir.”

De Gaulle’nin yaptıkları bununla da bitmedi. ABD ve İngiltere’nin etkilerini sınırlandırmak için Almanya ile “Dostluk ve İşbirliği Anlaşması” imzaladı ve birlikte hareket etme kararı aldı ((Kissenger, 2002: 594), blok sistemini zayıflatmak için Çin’i tanıdı ve Sovyetler Birliği ve güdümündeki ülkeler ile tek başına ilişkileri geliştirdi.

İngilizler II. Dünya savaşında uzun süre De Gaulle’yi desteklememişlerdi (Gürün, 2000:559). İngiltere ile sürekli bir rekabet içerisinde olan Fransa, özellikle De Gaulle döneminde bu rekabeti iyice ortaya........

© Stratejik Düşünce Enstitüsü


Get it on Google Play