menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gazze’de Başlayıp Ortadoğu’yu Yakan ve Dünyayı Değiştiren Savaşın Anlamı

26 0
30.07.2026

7 Ekim 2023’te Hamas’a bağlı El Kassam Tugayları’nın gerçekleştirdiği Aksa Tufanı operasyonu, sadece yerel bir direniş eylemi değil, küresel dengeleri sarsan stratejik bir hamle olarak tarihe geçti. Bu operasyon, 11 Eylül 2001 saldırılarının ardından ABD’yi Afganistan batağına çeken ve dünyanın en korkunç ölümcül silahlarına sahip devletlerin “gücünü tüketen” direniş mantığıyla aynı akıl ve iradeyi yansıtmaktadır. Dağları, tünelleri ve halk desteğini kullanan Afgan mücahitleri nasıl ki süper güçleri çok yıprattıysa, Gazze’nin yeraltı tünelleri ve kararlı direnişçileri de Siyonist rejimi ve arkasındaki küresel güçleri aynı tuzağa çekmiştir.

Bu savaş, Siyonist ideolojinin maskesini düşürmüş, İsrail’i soykırımcı bir yapı olarak dünya kamuoyunun gözünde mahkûm etmiştir. Kadın, çocuk, sivil ayrımı yapmadan gerçekleştirilen katliamlar, Batı’nın ikiyüzlülüğünü ve “insan hakları” söyleminin çöküşünü gözler önüne sermiştir. Yahya Sinvar ve arkadaşlarının sopayla ve sapan taşlarıyla başlayan ve asla pes etmeyen çelik gibi iradesiyle elde ettiği zafer, teknolojik üstünlüğün her zaman belirleyici olmadığını bir kez daha ispatlamıştır.

7 Ekim 2023 – İlk Şok ve Direnişin Yükselişi: Hamas’ın sürpriz saldırısı, İsrail’in yenilmezlik efsanesini 2 saatte yerle bir etti. Derin kozmik tesislere sızma, üst düzey isimlerin etkisiz hale getirilmesi ve rehin alma, Mossad’ın ve ordunun itibarını paramparça etti. İsrail, Gazze’yi yerle bir etme stratejisiyle karşılık verdi; ancak bu, direnişi daha da güçlendirdi ve küresel bir başkaldırı mahiyeti kazandırdı.

2024-2025 Dönemi, Vahşet ve Küresel Tepki: İsrail’in ABD desteğiyle yürüttüğü bombardımanlar, en az 110 bin Filistinlinin şehit olmasına yol açtı. Uluslararası mahkemelerin kararlarına rağmen soykırım devam etti. Fakat ABD ve Avrupa’nın İsrail’i, kayıtsız şartsız desteği, Batı ittifakını moral ve prestij kaybına uğrattı.

2025-2026, Ateşkes ve Yeni Dengeler: Çatışmaların uzaması, İsrail ordusunu, ekonomisini ve toplumunu yıprattı. Nihayetinde 2025 Ekim’inde ateşkes süreçleri devreye girdi, ancak kalıcı barış yerine yeni gerilimler ortaya çıktı. NATO zirvesinin Ankara’da yapılması, küresel güç dengelerindeki kaymayı bütün çıplaklığı ile gösterdi. Diğer yandan bölge liderlerinin Ankara’ya yönelmesi, Türkiye’nin arabulucu ve istikrar gücü rolünü pekiştirdi.

Bu kronoloji, Siyonizm-İsrail-ABD ekseninin çaresizliğini ortaya koymuştur. Ölçüsüz şiddet, maddi-manevi kaynakların erimesi ve itibar kaybı, direnişin zaferini hazırlamıştır.

Büyük Güçlerin Çöküşü: ABD ve Avrupa, bu süreçte Siyonist ideolojiyi koruma adına vicdani değerlerini tamamen kaybetmiştir. Rusya’nın Ukrayna’ya saldırmasına açıkça karşı çıkarken, İsrail’in soykırımına peşin destek, “demokrasi ve insan hakları” söylemini bir maskaralığa dönüştürmüştür. Siyasi duruşlarını, Ukrayna ve Gazze’deki çocukların göz ve saç renkleri üzerinden belirleyen “Avrupa medeniyetinin” kanlı yüzü herkes tarafından görülmüştür.

Washington’un Körfez’deki baskıları ve Arap devletlerini taraf........

© Stratejik Düşünce Enstitüsü