We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Özülker: 6 milyon Müslümanını Fransızlaştıramayan Paris’te hep ‘Türkiye AB’ye katılırsa ne yaparız’ hissiyatı oldu

6 8 0
26.10.2020

Uzun bir süredir, Libya’dan Suriye’ye, Irak’tan Ege Denizi’ne kadar pek çok alanda Türkiye ile karşı cephelerde yer alan Fransa’yla tırmanan gerilim, krize dönüştü. Krizin tetikleyicisi Hz. Muhammed'i hedef alan karikatür tartışması oldu. Olaylar, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Paris'te başı kesilerek öldürülen öğretmenin cenazesindeki konuşmasında Hz. Muhammed'e yönelik karikatürlerden vazgeçmeyeceklerini dile getirmesiyle başladı.

Macron’un bu açıklamaları sonrası, Fransız Charlie Hebdo dergisi tarafından yayınlanan ve 2015’te derginin saldırganların hedefi olmasını tetikleyen Hz. Muhammed karikatürleri iki Fransız şehrindeki devlet kurumlarına ait binalarda gösterildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan Macron’a “Zihinsel tedaviye ihtiyacı var” tepkisi gelirken; Fransa, Ankara büyükelçisini geri çağırdı. Gerilimin son halkası da Erdoğan’ın “Fransız mallarını asla satın almayın" çağrısı oldu.

İki ülke arasındaki bu siyasi ve diplomatik krizin nihai tetikleyicisi Hz. Muhammed’e yönelik karikatürler olsa da ikili ilişkiler uzun süredir zaten krizin eşiğindeydi. Libya’da Türkiye’yle çıkar çatışması yaşayan Fransa, NATO’nun ardından AB üzerinden Türkiye’yi hedef alan yaptırım arayışına girmiş ancak 13 Temmuz’da Ankara’ya yeni yaptırımlar uygulanmasını talep eden Paris yönetiminin girişimleri sonuçsuz kalmıştı.

İki ülke arasında henüz sular durulmadan Fransa bu sefer de Ağustos ayında Doğu Akdeniz’e iki adet Rafale savaş jeti ve Lafayette tipi fırkateyni göndereceğini açıklamıştı. Aynı dönemde Fransız donanması ile Yunan güçleri Girit Adası’nda ortak tatbikat gerçekleştirmişti. Fransa’nın bu adımları, Oruç Reis araştırma gemisinin Meis’in güneyine hareketiyle başlayan süreçte Türkiye ile Yunanistan’ın sıcak çatışmanın eşiğinden dönmesini takip etmesi itibarıyla da dikkat çekiciydi.

Aslında Ankara ile Paris’in kemikleşen çıkar çatışması, Libya’dan çok önce, Türkiye’nin PKK’nın Suriye kolu olarak gördüğü YPG’ye karşı mücadele verdiği döneme dayanıyor. ABD ile birlikte Fransa’nın 2018’de YPG’nin de içinde bulunduğu Demokratik Suriye Güçleri’ne (DSG) destek açıklamaları, iki NATO üyesi ülkeyi karşı karşıya getirmişti.

Ankara ile Paris’in son dönemdeki çatışma alanları ışığında, çıkan krizin arka planını, sonuçlarını, olası gidişatını ve Fransa’da yaşayan Türk ve Müslümanlara etkilerini, bir dönem Paris’te de görevi yapmış olan Emekli Büyükelçi Uluç Özülker, Sputnik’e anlattı. Fransız devletinin, Türkiye’ye karşı PKK’yı destekler tutumda olduğuna işaret eden Özülker “Fransa’nın hep politik yaklaşımı söz konusu oldu. Ülke en basitiyle, PKK ve YPG’ye topyekün destek vermiştir, bugün de bu desteğini sürdürmektedir. Ben orada büyükelçi olarak görev yaparken ‘kırmızı bültenle aranan PKK’lılar şurada toplantı yapacak’ diye haber verirdim. Fransız devleti, gidip toplantı yapacaklara........

© Sputnik Türkiye


Get it on Google Play