We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Okulumu yıktılar

1072 869 1035
26.09.2021

1919 yılıydı.

Takvimler 13 Mayıs'ı gösteriyordu.

İzmir için için kaynıyordu.

Yunan postalı vatanımıza basmak üzereydi, işgale saatler kalmıştı.

Mustafa Necati bey, İzmir Atatürk Lisesi'nin edebiyat öğretmeniydi, Kuvayı Milliye'nin çekirdek kadrosundaydı, “bu kadar kolay olamaz, bu kadar kolay olmamalı” dedi, şehrin yurtseverlerine haber saldı: “Mektepte buluşalım.”

Süleyman Ferit (Eczacıbaşı) bey, miralay Kazım (Özalp) bey, miralay Süleyman Fethi bey, Moralızade Halit bey, Vasıf (Çınar) bey, Ragıp Nurettin (Ege) bey, (Gavur) Mümin bey, gazeteci Hasan Tahsin bey… İsimlerini tek tek buraya sığdıramayacağım öğretmenler, doktorlar, avukatlar, tüccarlar, liman işçileri, mektepte buluştular.

Miting kararı alındı.

Bildiri yazıldı.

Milli mücadelenin, Kuvayı Milliye'nin ilk direniş bildirisiydi.

El ilanı şeklinde bastırıldı.

Daha mürekkebi kurumadan, Mustafa Necati bey'in öğrencileri tarafından Kordon ve Konak başta olmak üzere, bütün şehirde dağıtıldı.

Şu yazıyordu…

“Ey bedbaht Türk!

Hakkın gasp ediliyor.

Namusuna saldırılıyor.

Güzel memleketin Yunan'a verildi.

Şimdi sana soruyoruz:

Yunan hakimiyetini kabule taraftar mısın?

Artık kendini göster.

Tekmil kardeşlerin Maşatlık'tadır.

Oraya yüzbinlerle toplan, ezici çoğunluğunu bütün dünyaya göster.

İlan ve ispat et:

Burada zengin, fakir, alim, cahil yok, burada Yunan hakimiyetini istemeyen ezici Türk çoğunluğu var.

Bu sana düşen en büyük vazifedir, vazifeden geri kalma.

Acı duymak fayda vermez.

Maşatlık'a koş!”

Ertesi gün, 14 Mayıs 1919.

Hava ağır ağır kararırken, bugün Bahribaba parkı olarak bilinen Maşatlık'ta iğne atsan yere düşmüyordu, kadın erkek çocuk, İzmir adeta nehir gibi akmıştı.

Körfezde işgal gemileri son hazırlıklarını yapıyor, Karşıyaka'nın fenerleri gözyaşları gibi parlıyordu.

Konuşmacılar birer birer kürsüye çıkıyor, kalabalık kah ağlayarak, kah haykırarak, dalgalanıyordu.

Maşatlık'tan yükselen uğultu şehrin sokaklarına imbat gibi yayılıyordu.

Son konuşmayı Mustafa Necati bey yaptı.

Kürsüye çıktı.

Yelekli, siyah takım elbise giymişti.

Beyaz gömlek, siyah kravat takmıştı.

Başında kalpak vardı.

Kuvayı Milliye'nin simgesi, Kurtuluş Savaşı'nın alametifarikası kalpak, ilk kez bir sivil tarafından, tarih........

© Sözcü


Get it on Google Play