Altın |
Midas...
Anadolu insanıdır, Anadolu’nun göbeğindeki Frigya’nın efsanevi kralıdır, milattan önce 700’lü yıllarda, başkentimiz Ankara’nın yakınlarındaki, başkent Gordion’da muhteşem sarayında yaşar. Anadolu’nun bereketli topraklarını, ticaret yollarıyla birleştirir, Frigya’yı dönemin en zengin medeniyeti haline getirir. Ama... İnsani zaafı nedeniyle zenginliğine esir olur, sarayının içine devasa depolar yaptırır, hazinesini oraya doldurur, sürekli altın biriktirir, tahtını oraya taşır, bütün gün altın külçelerinin arasında oturur. Ve rivayet odur ki, antik mitolojinin şarap tanrısı Dionisos’un yoldaşı Satiros, Frigya’da dolaşırken, Midas’ın sarayındaki gül bahçesinde uyuyakalır. Devriye gezen nöbetçiler körkütük sızıp kalan Satiros’u bulurlar, elini ayağını bağlayıp, kralın huzuruna çıkarırlar. Midas görür görmez tanır, Dionisos’un yoldaşı olduğunu bildiği için, Satiros’u cezalandırmak yerine, misafir olarak ağırlar, on gün on gece sarayında yedirir içirir, uğurlar. Kral Midas’ın bu konukseverliğinden etkilenen Dionisos, karşılığında bir hediye vermek ister, “dile benden ne dilersen, en çok istediğin dileğini gerçekleştireceğim” der. Midas da bir saniye bile düşünmeden, dileğini söyler, daha da zengin olabilmek için “her dokunduğumun altına dönüşmesini isterim” der. Dionisos bu dileği yerine getirir. Midas çok mutludur. Tahtına dokunur, altın olur, kılıcına dokunur, altın olur, masaya dokunur, altın olur, bahçeye çıkar, güllere dokunur, altın olur, çok mutludur. Taa ki, karnı acıkana kadar... Su içmek için kadehine dokunur, kadeh altına dönüşür, ağzına götürür, su yerine altın tozu akar, eyvah... Şöyle nar gibi kızarmış kuzu budu getirirler, iştahla kavrayıp ağzına götürdüğü anda, neredeyse dişleri kırılacak gibi olur, çünkü but altına dönüşür. Midas o anda kavrar ki, bulunmaz nimet zannettiği aslında lanettir, zenginlik ihtirasıyla hayatının en hatalı kararını vermiştir. O sırada kızı gelir, sarılmak için prensesine dokunduğu anda, kızı altından bir heykele dönüşür. Açgözlülüğünden, maddiyat hırsından bin pişman olmuştur. Yana yakıla Dionisos’a gider, “bana verdiğin hediyeyi güç zannetmiştim ama, meğer lanetmiş, bu uğursuz gücü benden geri al” diye yalvarır. Midas’ın haline acıyan Dionisos, yol gösterir,........