We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

ABD ile Rusya, Suriye’nin kaderi konusunda anlaştılar!..

701 124 0
28.04.2019

“Türkiye'nin NATO'dan ayrılması halinde sadece ABD ile değil, AB ülkeleriyle de ilişkileri kopar” diyen bilge diplomat, emekli Büyükelçi Şükrü Elekdağ'dan çarpıcı açıklamalar:

Sevgili okurlarım,

Tüm öngörüleri doğru çıkan emekli Büyükelçi Şükrü Elekdağ ile yaptığımız ve dün ilk bölümünü yayımladığımız söyleşinin odak noktasını Washington'un Ankara'ya yönelttiği “ültimatom” tarzındaki tehditler oluşturdu. ABD'nin tehditlerini şöyle özetlemek mümkün:

Elekdağ, “Mesele şimdi S-400 alımından nasıl çark edileceğidir” diyor.

Türkiye, ABD ile Rusya ortaklığı arasında bir seçim yapmalı. ABD açısından S-400'lerin Rusya'dan alınması Türkiye'nin tercihini Rusya lehine yaptığı anlamına gelir ve bu yoldaki bir karar şu sonuçları doğurur: Birincisi, Türkiye'nin F-35 programındaki üyeliğine son verilecek. İkincisi, Türkiye ekonomisine ağır yaptırımlar uygulanacak. Üçüncüsü, Türkiye'nin NATO'dan dışlanmasına yol açacak bir süreç başlatılacak!..

★★★

Söyleşimizin ikinci bölümüne Sayın Elekdağ'a, “Çizdiğiniz bu karanlık tablonun AKP iktidarınca tüm boyutlarıyla anlaşılıp, değerlendirildiği ve buna göre Türkiye'nin çıkarlarını koruyacak bir politika üretildiği kanısında mısınız?” sorusunu yönelterek başlıyorum.

ABD, FETÖ HAMİLİĞİNİ HÂLÂ SÜRDÜRÜYOR

ŞÜKRÜ ELEKDAĞ (Ş.E.): Sorunuzu yanıtlamadan önce bu tabloya bazı ilaveler yapacağım. Bunların başında, ABD'nin PKK/PYD'nin kontrolünde Suriye'nin kuzeyinde bir garnizon devlet kurma projesi yer alıyor. Bunun gibi, Ankara-Washington ilişkilerini zehirleyen bir diğer vaka da ABD'nin FETÖ'ye hamiliğini sürdürmesidir. Ankara'yı endişelendiren bir gelişme de ABD'nin, Doğu Akdeniz'deki enerji kaynaklarının paylaşımında Türkiye karşıtı bir tutum almasıdır. Tabii bunlara, ABD'nin, İran yaptırımları kapsamında Türkiye'nin de içinde bulunduğu ülkelere yönelik muafiyetleri kaldırmasının doğuracağı sonuçları da ilave etmek gerekecek.

UĞUR DÜNDAR (U.D.): Bunlar dost ve müttefik bir ülkenin yapmaması gereken hamleler…

(Ş.E.): Şimdi sorunuza geliyorum. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Washington'da önemli temaslarda bulundu ve Başkan Trump tarafından da kabul edildi. Bu nedenle belirttiğiniz vahim tablo hakkında bilgi sahibi olmuş ve değerlendirmelerini dönüşünde Cumhurbaşkanı'na nakletmiştir. Albayrak, kendisini NATO ile eşdeğer tutan ABD'nin Türkiye'ye verdiği “ABD mi, Rusya mı tercihini yap!..” ültimatomunu Washington'dayken yanıtladı. Türkiye'nin NATO hedeflerine bağlılığını ve ABD ile ilişkilerine atfettiği önemi şu açıklamayla vurguladı: “NATO çerçevesinde Türkiye- ABD güvenlik ittifakının tarihi derinliği ve kurumsal gücü, ikili ilişkilerimizin temel taşıdır. Türkiye-ABD ittifakını iyileştirmek için sorunların bizi pozitif bir ajandayla geleceğe bakmaktan alıkoymasına izin vermemeliyiz. Türkiye- ABD ekonomik ilişkileri ikili ilişkilerimizin motoru olmalı, geleneksel güvenlik ortaklığımız kadar da güçlü olmalıdır.” Albayrak, herhalde Başkan Trump'la görüşmesinde de bu yaklaşımı açıklamış ve Türkiye'nin stratejik kimliğinde bir değişiklik olmayacağı hususunda teminat vermiştir.

Şükrü Elekdağ

(U.D.): Sizce bu görüşmeden somut bir sonuç çıktı mı?

(Ş.E.): Albayrak, “görüşmenin pozitif ve yapıcı olduğunu” söylemekle yetindi. Albayrak'ın Washington'da Standard and Poors'un düzenlediği yatırımcılar konferansından da olumlu sonuçlar elde edemediği anlaşılıyor. ABD basınında bu konuda çıkan onlarca haber ve makalede, istisnasız, Albayrak'ın konferanstaki performansına çok düşük not verildi ve Türkiye ekonomisini krizden çıkarmak için sunduğu programın, yatırımcıları ve muhtemel finansörleri tatmin etmediği vurgulandı. Yazılanlar o denli olumsuz ki bunlardan derin endişe duymamak kabil değil!.. Bu durum, Türkiye'nin, bu yıl ödemek zorunda olduğu 176 milyon dolarlık borcu ödemek/çevirmek için Batılı finans kurum ve yatırımcılarından kredi sağlamasının kolay olmayacağına, özellikle ABD'yle ilişkileri kopma noktasına gelmiş ve NATO'dan dışlanma tehlikesiyle karşılaşmış bir Türkiye'nin bu kaynaklardan yararlanmada........

© Sözcü