Paris sokaklarından Kadıköy'e uzanan yolculuk
Fenerbahçe'nin ara transfer döneminde kadrosuna kattığı N'Golo Kante, sadece bir futbolcu değil, aynı zamanda modern spor dünyasının kaybolmaya yüz tutmuş değerlerinin yaşayan bir abidesi olarak İstanbul'a geldi. Sarı-lacivertli formayı terletecek olan 35 yaşındaki Fransız yıldızın hayat hikayesi, yetenekten çok karakterin, fiziksel avantajlardan çok çalışma disiplininin ve şöhretten çok tevazunun başarıya giden yolda ne kadar belirleyici olduğunu gözler önüne seriyor.
N'Golo Kante'nin hikayesi, 29 Mart 1991'de Paris'in varoşlarında başladı. Mali kökenli bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Kante, hayatın acımasız yüzüyle henüz çocuk yaşta tanıştı. Henüz 11 yaşındayken babasını kaybetmesi, ailenin tüm yükünü annesinin omuzlarına bırakırken, dört kardeşin en büyüğü olan N'Golo'yu da erken yaşta sorumluluk almaya itti.
Ailenin geçimine katkı sağlamak zorunda kalan küçük N'Golo, Paris'in Rueil-Malmaison banliyösünde ve çevre mahallelerde geri dönüştürülebilir atık toplayarak para kazanmaya başladı. Annesi temizlik işlerinde çalışırken, o da kilometrelerce yürüyerek topladığı plastik ve metal atıkları küçük geri dönüşüm firmalarına satıyordu. Futbol henüz bir meslek değil, sadece kaçıştı.
Kante'nin kaderini değiştiren olay, Fransa'nın ev sahipliğinde düzenlenen 1998 FIFA Dünya Kupası oldu. Turnuva boyunca stadyum çevrelerinde taraftarların bıraktığı atıkları toplayarak normalden daha fazla kazanan genç Kante, asıl ilhamı sahada gördü. Zinedine Zidane, Thierry Henry, Patrick Vieira gibi göçmen kökenli yıldızlardan oluşan Fransız Milli Takımı'nın kazandığı şampiyonluk,........
