We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

İmamoğlu şimdi kazandı

1063 138 255
30.06.2020

Türkiye'de iki kavram birbirine karıştırılıyor:

Değer ve fiyat.

Değer kavramı; kıymet, önem ölçüsü, karşılık, fayda, onur gibi ifadelerle tanımlanır…

Fiyat kavramı; parasal karşılık, eder, para miktarı gibi ifadelerle tanımlanır… Fiyat geniş anlamda salt parayla ifade edilir.

Değerin ölçüsü insana, topluma, ülkeye göre değişir.

Konumuz:

Fatih Sultan Mehmet'in, İtalyan ressam Gentile Bellini'ye 1479 yılında yaptırdığı orijinal tablonun; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu tarafından 770 bin sterlinlik bedelle satın alıp Türkiye'ye getirmesi…

Ah ne yazık! Kimileri bu resmi/tabloyu sadece fiyatı üzerinden tartışıyor. Oysa. Fatih'in resmini fiyat üzerinden değil, değer ölçeğinde tartışmanız gerekirdi.

Fiyat, değer değildir çünkü…

Oscar Wilde'ın sözü bu konuda anlamlıdır:

-“Günümüz insanı her şeyin fiyatını biliyor ama hiçbir şeyin değerini bilmiyor!”

Fatih portresinin fiyatı yoktur, değeri vardır. Mesela, Fatih portresine sizin verdiğiniz değer ile bir Yunan vatandaşının verdiği değer aynı değildir. Fakat. Yunan deyince aklınıza hemen İstanbul'un fethi gelmesin! Konuyu bambaşka açılardan ele alacağım:

Örneğin, İslam tarihi açısından Fatih portresinin değeri nedir?

Örneğin, Osmanlı tarihi açısından Fatih portresinin değeri nedir?

Yahudilik ve Hıristiyanlık asırlar boyu -özellikle portre- resmi yasakladı. Temel sebebi, resmin-heykelin putperestliği çağrıştırmasıydı. Zamanla puta tapma endişesi giderilince resim........

© Sözcü