We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Milli Mücadele’de iç cephe “İhanet ve isyan”

90 264 121
24.05.2021

Osmanlı Saray Hükümeti, Milli Mücadele'de fetvalar, bildiriler, idam fermanları, Anzavur isyanları, Hilafet Ordusu ile bir “iç savaş” yürüttü.

Kurtuluş Savaşı, emperyalist işgalciler yanında yerli işbirlikçilere karşı verilen iki yönlü bir savaştı. Milli Mücadele'nin unutulan bir “iç cephesi” vardı. Öyle ki, Atatürk, yabancı işgalcilerden önce yerli işbirlikçilerle mücadele etmek zorunda kalmıştı. İşte bugün, Osmanlı Saray Hükümeti'nin Milli Mücadele karşıtlığından, “padişahçı isyanlardan”; Milli Mücadele'nin unutturulan “iç cephesinden” söz edeceğim.

SARAYIN, MİLLİ MÜCADELE DÜŞMANLIĞI

11 Nisan 1920'de İstanbul Saray Hükümeti'nin şeyhülislamı Dürrizade Abdullah, -Padişah Vahdettin'in onayıyla- “Kuvayı Milliyecilerin katli vaciptir” diyen fetvalar yayınladı. Bu fetvalara göre Kuvayı Milliyecileri öldürenler “gazi”, bu uğurda ölenler “şehit” sayılacaktı. Bu “emri sultaniye” uymayanlar ise cezalandırılacaktı. Bu ihanet fetvaları İngiliz uçaklarıyla Anadolu'ya atıldı. İngiliz vapurları da Milli Mücadele karşıtı “Peyam” ve “Alemdar” gibi gazeteleri Anadolu'ya taşıdı.

11 Nisan 1920'de Sadrazamı Damat Ferit, milli hareketi “fitne ve fesat”, Kuvayı Milliyecileri de “isyancılar” diye adlandıran bir hükümet bildirisi yayınladı.

11 Nisan 1920'de Padişah Vahdettin'in Milli Mücadele karşıtı hattı hümayunu yeniden yayınlandı. Vahdettin'e göre Mili Mücadele, bastırılması gereken bir ayaklanmaydı!

11 Nisan 1920'de Meclis-i Mebusan'ın feshini duyuran padişah iradesi çıktı. Böylece Padişah Vahdettin, Milli Mücadele'ye karşı başlatacağı iç savaşta meclis engelinden de kurtulmuş oldu.

16 Nisan 1920'de İstanbul'daki Divan-ı Harbi Örfi'nin başına Milli Mücadele karşıtı Nemrut Mustafa Paşa getirildi. Bu mahkeme, 11 Mayıs 1920'de Mustafa Kemal Paşa ve bazı arkadaşlarını gıyaben idama mahkûm etti. Padişah Vahdettin, Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarının bu idam kararını 24 Mayıs 1920'de onayladı. (Takvimi Vekayı, 27.5.1336)

Divan-ı Harbi Örfi, 1920 yazında, Fevzi (Çakmak) Paşa'yı, İsmet (İnönü)'yü, Refet (Bele)'yi ve çok sayıda Kuvayı Milliyeci subayı da gıyaben idama mahkûm etti. Bütün bu idamları Padişah Vahdettin onayladı. Divan-ı Harbi Örfi, 19 Haziran 1921'e kadar tam 823 Kuvayı Milliyeciye çeşitli oranlarda cezalar verdi.

Osmanlı Saray Hükümeti'nin fetvaları, hattı hümayunları, hükümet bildirileri, idam fermanları, saray yanlısı “Teali İslam Cemiyeti”, “Cemiyeti Ahmediye” gibi zararlı cemiyetlerin ve İngilizlerin kışkırtmalarıyla Anadolu'da Milli Mücadele karşıtı çok sayıda “padişahçı isyan” çıktı.

Şeyhülislamın Fetvası, Padişahın Hattı Humayunu, Hükümetin Beyannamesi, üçü bir arada bastırılıp İngiliz uçaklarıyla Anadolu'ya atıldı. (Başbakanlık Osmanlı Arşivleri, İ.DUİT. 9140-11)

Ahmet Anzavur, 1 Ekim 1919'da “Kuvayı Muhammediye Komutanı” olarak Biga'ya gönderildi. Anzavur, kendisini adeta bir evliya gibi tanıtarak Biga'ya girdi. “Sık sık rüyasında Hz. Peygamberi gördüğünü ve onun arkasında Mekkei Mükerreme'de namaz kıldığını” anlatarak taraftar topladı. Biga'yı köy köy dolaştı. “Beni buralara padişah gönderdi. Kuvayı Milliye denen hareket eşkıyalardan başka bir şey değildir. Mustafa Kemal askerlikten kovuldu, canını kurtarmak için İstanbul'dan kaçtı, padişaha isyan etti…” diyerek halkı kışkırttı. (Zühtü Güven, Anzavur İsyanı, s. 42, 43, 44, 66). Sonra Gâvur İmam'la birlikte Biga'yı bastı. Bazı Kuvayı Milliyecileri katletti. Birinci Anzavur İsyanı 30 Kasım 1919'da bastırıldı. Anzavur kaçtı.

16 Şubat 1920'de İkinci Anzavur İsyanı başladı. Biga'da milli kuvvetlerle çarpışan Anzavur galip geldi. Milli kuvvetlerin silahlarını ele geçirdi. Askerleri ve subayları esir ve şehit etti. Akbaş kahramanı Köprülü Hamdi Bey de şehitler arasındaydı. Daha sonra kendi adını verdiği “Ahmediye Cemiyeti”ni kurdu. (Nutuk, Kum Saati Yayınları, s. 316)

4 Nisan 1920'de Anzavur, bu sefer Gönen'e saldırdı. Anzavurcular Gönen Müftüsü Şevket Efendi'yi şehit ettiler. Saray, 8 Nisan'da, Anzavur'u “paşalık” rütbesiyle ödüllendirdi. Anzavur, Balıkesir Mutasarrıflığına atandı.16 Nisan'da, Susurluk kuzeyinde Yahyaköy'de Çerkez Ethem'in komutasındaki Kuvayı Milliye kuvvetleriyle savaşan Anzavurcular yenilerek kaçtılar. Anzavur da yaralandı. Bu sırada Gönen'den Balıkesir'e ilerleyen Gavur İmam komutasındaki 2000 kişilik padişahçı bir kuvvet de........

© Sözcü


Get it on Google Play