We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

İlk TBMM’nin Dualarla Açılması!

213 328 107
06.09.2021

23 Nisan 1920'de Atatürk meclisi dualarla açarken henüz saltanat ve hilafet kaldırılmamış cumhuriyet ilan edilmemiş, laik bir düzen kurulmamıştı. Ayrıca saray fetvalarıyla Kuvayı Milliyeciler “dinsiz, zındık, katli vacip” ilan edilmişti, her tarafta hilafetçi isyanlar vardı…

Geçtiğimiz günlerde Yargıtay'da yapılan adli yıl açılışında –daha önce görülmemiş biçimde- Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş dua ederken Yargıtay Başkanı Mehmet Akarca Cumhurbaşkanı Erdoğan'la birlikte bu duaya katıldı. Böylece ortaya çıkan “dinin gölgesinde hukuk” görüntüsü, “laikliğin cenaze namazı kılındı” şeklinde yorumlandı. Buna karşı iktidar yandaşları hemen tarihe başvurdular: 2021'de adli yıl açılışında edilen duayı, 101 yıl önce 1920'de TBMM'nin açılışında edilen duayla meşrulaştırmaya kalktılar.

Peki, ama 1920'de TBMM'nin dualarla açılmasıyla 2021'de adli yılın dualarla açılması arasında bir ilişki kurulabilir mi? İkisi aynı şey mi? İşte cevabı:

SARAY, MİLLİ MÜCADELE'YE KARŞI DİNİ KULLANDI

Osmanlı Saray Hükümeti, Milli Mücadele'ye karşı dini adeta bir “silah” olarak kullandı. Saray, Mustafa Kemal (Atatürk) ve silah arkadaşları başta olmak üzere Kuvayı Milliyecilerin “dinsiz”, “zındık”, “Bolşevik” oldukları, halife/padişaha isyan ettikleri propagandasıyla halkı milli harekete karşı kışkırttı. Saray, özellikle Ankara'da TBMM'nin açılacağı 23 Nisan 1920'den hemen önce dine sarıldı.

11 Nisan 1920'de Osmanlı Saray Hükümetinin şeyhülislamı Dürrizade Abdullah, -Padişah Vahdettin'in onayıyla- “Kuvayı Milliyecilerin katli vaciptir!” diyen fetvalar yayınladı. Bu fetvalara göre Kuvayı Milliyecileri öldürenler “gazi”, bu uğurda ölenler “şehit” sayılacaktı. Bu emre uymayanlar cezalandırılacaktı. Bu ihanet fetvaları İngiliz ve Yunan uçaklarıyla Anadolu'ya atıldı.

11 Nisan 1920'de Sadrazam Damat Ferit, Milli Hareketi, “fitne” ve “fesat”, Kuvayı Milliyecileri “isyancılar” diye adlandıran bir hükümet bildirisi yayınladı.

11 Nisan 1920'de Padişah Vahdettin de, Milli Hareket karşıtı hattı hümayunu yeniden yayınladı. Vahdettin, Milli Mücadele'nin “bastırılması gereken bir ayaklanma” olduğunu belirtiyordu.

16 Nisan 1920'de İstanbul'daki Divan-ı Harbi Örfi'nin başına Milli Mücadele karşı Nemrut Mustafa Paşa getirildi. Mahkemenin amacı Kuvayı Milliyecileri cezalandırmaktı. Bu mahkeme 11 Mayıs 1920'de Mustafa Kemal ve bazı arkadaşlarını gıyaben idama mahkûm edecekti.

18 Nisan 1920'de Osmanlı Saray Hükümeti, doğrudan halife/padişaha bağlı paralı ordu Kuvayı İnzibatiye (Hilafet Ordusu)'nu kurdu. Bu ordunun görevi Kuvayı Milliye'yi yok etmekti. Süleyman Şefik Paşa komutasındaki Kuvayı İnzibatiye'nin ilk birlikleri 8 Mayıs 1920'de İzmit'e girecekti.

23 Nisan 1920'de Ankara'da TBMM açılmadan kısa bir süre önce “sarayın paşası” Ahmet Anzavur'un ikinci isyanı sürüyordu. (İlk isyanı 25 Ekim-30 Kasım 1919). İkinci Anzavur İsyanı 16 Şubat 1920'de başlamıştı. Kendisini, “Kuvayı Muhammediye Komutanı” diye adlandıran Anzavur, “Rüyasında Hz. Muhammed'i gördüğünü ve onun arkasında Mekke-i Mükerreme'de namaz kıldığını!” söylüyordu. Biga'da Kuvayı Milliyecilere saldıran Ahmet Anzavur, bazı askerleri ve subayları şehit etti. Köprülü Hamdi Bey de şehitler arasındaydı. Anzavur, 4 Nisan 1920'de bu sefer Gönen'e saldırdı. Anzavurcular, o gün Gönen Müftüsü Şevket Efendi'yi şehit ettiler. 8 Nisan 1920'de Osmanlı Saray Hükümeti, Anzavur'a “paşalık” rütbesi verdi. Balıkesir Mutasarrıflığına atanan Anzavur, 16 Nisan'da Susurluk civarında Yahyaköy'de Kuvayı Milliye kuvvetlerine yenildi. Böylece İkinci Anzavur İsyanı bastırıldı. İkinci Anzavur İsyanı bastırıldığında TBMM'nin açılmasına sadece bir hafta vardı.

Osmanlı Saray Hükümeti'nin, ihanet fetvaları nedeniyle Anadolu'da Bandırma, Gönen, Susurluk, Karacabey,........

© Sözcü


Get it on Google Play