We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

“Büyük Zafer” Büyük taarruz

145 740 413
30.08.2021

Bugün 30 Ağustos Zafer Bayramı… Büyük Taarruz ve Başkomutan Meydan Muharebesi'nin 99. yıl dönümünde bugün, her şeyimizi borçlu olduğumuz “Büyük Zaferi” anlatacağım.

ÖNCE DİPLOMASİ

Mustafa Kemal Atatürk, Kurtuluş Savaşı yıllarında her fırsatta barışa vurgu yapıyor, barış için savaştıklarını belirtiyordu. “Biz yalnız hayat ve istiklal isteyen bir milletiz” diyordu. Daha fazla kan dökülmesini istemiyordu. Bu nedenle Büyük Taarruz öncesinde süngüden önce diplomasiye dayanmak istedi. Bu amaçla önce Mart 1922'de Dışişleri Bakanı Yusuf Kemal (Tengirşek)'i, sonra, Temmuz 1922'de İçişleri Bakanı Fethi (Okyar)'ı Batı başkentlerine gönderdi. Ancak bakanlar, Avrupa'dan eli boş döndü. Fethi (Okyar), Paris ve Londra görüşmelerinden sonra hükümete verdiği raporda, “Ulusal amaçlarımızın elde edilmesi ancak askeri hareketlerle mümkün olabilecektir. Başka incelemeye, başka yoruma gerek yoktur” demişti.

Sakarya Zaferi sonrasında Müttefikler (İngiltere, Fransa, İtalya), artık Yunanistan'ın saldırı gücünü kaybettiğini gördüler. Bu nedenle Sevr Antlaşması'nı biraz yumuşatıp TBMM'ye kabul ettirmeyi denediler. Bu amaçla 22 Mart ve 26 Mart 1922'de iki ayrı barış teklifinde bulundular. Atatürk, Misak-ı Milli'ye aykırı bu barış tekliflerini çok ustaca geri çevirdi.

Bu arada Yunanistan işgallere devam ediyordu. Yunanlar, 21 ve 30 Nisan 1922'de İtalyanların boşalttığı Söke'yi ve Kuşadası'nı işgal ettiler, 7 Haziran 1922'de Samsun'u bombaladılar. 29 Temmuz 1922'de İngilizlere bir nota vererek İstanbul'u işgal etmek istediklerini bildirdiler. 30 Temmuz 1922'de de İzmir ve civarında özerk İyonya devleti kurduklarını ilan ettiler. 12 Ağustos 1922'de İzmir'deki Türk memurların işlerine son verdiler. Bu koşullarda Türkiye'nin “kurtuluş” için savaşmak dışında başka bir seçeneği kalmıyordu.

Şimdi süngüye dayanma zamanıydı. Atatürk, dünyanın en haklı, en meşru savaşına, Büyük Taarruz'a hazırlanıyordu.

Gazi Mareşal Başkomutan Mustafa Kemal Paşa (Atatürk) Büyük Taarruz günlerinde. (1922)

Sakarya'da düşman ilerlemesi durdurulmuştu, ancak Anadolu hâlâ işgal altındaydı. Sakarya Meydan Muharebesi'nin üzerinden bir yıla yakın zaman geçmişti. Mecliste Atatürk karşıtı güçlü bir muhalefet vardı. Muhalifler, “Bizi kim, nereye sevk ediyor? Koskoca bir millet belirsiz karanlıklara sürüklenir mi? Niçin taarruz etmiyoruz? Ordumuz durduğu yerde çürütülüyor” diyerek Başkomutan Atatürk'e saldırıyordu. “Avrupalılar bize barış teklif ediyorlarmış, daha ne duruyorsunuz? Gazi niçin cepheye gitmiyor? Niçin Ankara'da oturuyor? Bir insan hem meclis başkanı hem başkomutan olabilir mi?” diyorlardı. Atatürk, bu eleştirilere 1 Aralık 1921'de ve 4 Mart 1922'de mecliste tek tek cevap verdi.

Büyük Taarruz öncesinde muhalifler önce Atatürk'ün başkomutanlığını tartışmaya açtılar. 5 Mayıs 1922'de Atatürk'üm katılmadığı meclis görüşmelerinde Başkomutanlık Kanunu'nun reddedilmesi gündeme geldi. Büyük Taarruz öncesinde ordu başsız kalmak üzereydi. 6 Mayıs 1922'deki görüşmelere katılan Atatürk, “Düşman karşısında bulunan ordumuz başsız bırakılmazdı. Bundan dolayı bırakmadım, bırakmam, bırakmayacağım” diyerek kararlılığını gösterdi. Yapılan oylamada başkomutanlık 11 ret, 15 çekimser oya karşı 177 oyla 3. kez uzatıldı.

Muhittin Baha Pars, “Elleri ceplerinde ve tabancalarındaki muhaliflerin o gün Mustafa Kemal'i öldüreceklerini sandık” diyor. (F. Rıfkı Atay, Çankaya, s. 353)

Atatürk'ün başkomutanlığına engel olamayan muhalifler, bu sefer de meclis başkanlığına engel olmayı denediler. 8 Temmuz 1922'de, muhalefetin oylarıyla, bakanların ve bakanlar kurulu başkanının, meclis başkanının göstereceği adaylar arasından seçilmesi usulüne son verildi. Böylece Büyük Taarruz öncesinde Atatürk'ün meclisteki gücü zayıflatıldı.

Atatürk, bir ölüm kalım savaşı öncesinde, her şeyi zorlaştırsa da asla meclisten vazgeçmedi, sürekli meclise hesap verdi.

Başkomutan Atatürk, bir taraftan meclisteki eleştirilere göğüs gererken diğer taraftan taarruz hazırlıklarını yürüttü. Atatürk Nutuk'ta, taarruz için sırasıyla 1.........

© Sözcü


Get it on Google Play