menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gülistan Doku soruşturmasında kritik sorular

12 0
latest

Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, oğlu Türkay Sonel gibi 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’yu tanımadığını söyledi. Kızlarının bulunması için yıllardır mücadele veren acılı bir aile var. Onların mücadelesiyle, gizli tanık ifadesiyle soruşturmada yeni iddialar gündeme geldi. Bu süreçte hangi iddia ne kadar doğru bilemeyiz. Bunlar ancak soruşturma sonucu ortaya çıkacak.

Her iddianın çok iyi araştırılması, bunların başka bilgi ve belgelerle, tanıklarla desteklenmesi gerekiyor. Baba da oğlu da haklarındaki iddiaların gerçekle ilgisi olmadığını öne sürüyor. Soruşturmanın firari şüphelisi Umut Altaş’ın ağabeyi Silar Altaş’ın video kaydında da daha çok “Duyduğunu” öne sürdüğü konular var. Örneğin, Türkay’ın arkadaşı Umut’un, ağabeyine şunları söylediği öne sürülüyor:

“HAMİLE BIRAKTIĞI” İDDİASI

“Türkay, ‘Kız hamile kaldı, ben de kafasına sıktım’ demiş. Bu ‘Kafasına sıktım’ ifadesini birkaç kez tekrar etmiş. Büyük ihtimalle tek bir mermi sıkmış. Olayı şöyle anlatıyormuş: ‘Birinin kafasına sıktım. Hatta silahı önceden başkalarına da gösterdiği söyleniyor. Silahı tabancaydı. Ben de o silahı gördüm sanırım. Siyahtı. Onu bana arabada göstermişti.”

Silar Altaş’ın, “Kızı hamile bırakmış” iddiası, jandarma sorgusunda Türkay’a yöneltiliyor. Yanıtı, “Böyle bir durum söz konusu bile olamaz, öyle bir durum varsa ispatlasınlar” oluyor.

Sorgucunun sorularına verdiği yanıtlara bakılırsa, Gülistan Doku’nun kaybolması olayı ile Türkay Sonel’in uzaktan yakından ilgisinin olmadığını öne sürüyor. Çok karışık, çetrefilli bir dosya üzerinde ilgili birimler büyük bir özenle, sabırla çalışıyor. Dileriz, gerçek neyse ortaya çıkarılsın. Şu ana kadar 10 kişi tutuklandığına göre olayla ilgili savcılığın elinde önemli bilgi ve belgeler bulunuyor. 

TÜRKAY’DAN İSTENEN 10 BİN DOLAR

Türkay Sonel 10 Aralık 2000 doğumlu. Yeditepe Üniversitesi Halkla İlişkiler bölümü dördüncü sınıf öğrencisi olan Türkay Sonel’in sorgu dosyasında Umut Altaş’ın adı sıkça geçiyor. Türkay, Umut Altaş için şunları söylüyor:  

“Umut Altaş’ı okuldan tanıyorum. Altaş yaklaşık 6-7 yıl ay önce yurt dışı numarası ile arayarak borç para istedi. Bu konuyu Uğurcan Açıkgöz’le de paylaştım. Uğurcan’a ‘Ne alaka’ deyip güldük. Bu arada ben borç para istediğinde 2000-3000 TL isteyeceğini düşünürken benden 10.000 dolar para istedi. Ben öğrenci bir insanım bu kadar paranın bende olması zaten mümkün değildir. Tunceli’de arkadaşlık yaptığımız dönemde benim bildiğim kadarıyla Umut Altaş ve bazı arkadaşları uyuşturucu kullanıyordu. Beni bu ortamlara sokmazlardı.”

Sorgucu, “Umut Altaş şu an nerededir? Ne zaman ve neden ABD’ye gitti? Halen görüşüyor musunuz, nasıl görüşüyorsunuz?” diye sordu. Türkay Sonel’in yanıtı şöyle oldu: “Umut Altaş’ın şu an nerede olduğunu bilmiyorum. Neden, nereye gittiğini de bilmiyorum.”

Polislerden veya başka birisinden ruhsatlı ya da ruhsatsız silahları kullanmak için alıp almadığı sorusuna, “Gerçek bir silah ile hiçbir işim ve merakım olmadı. Benim airsoft merakım vardır ve bu sporda kullanılan silahlarım vardı. Bir tanık beyanında, plakası belirtilen bir araçta benim Akrep veya MP5 tarzı silah bulundurduğum belirtiliyor.  Ne bende ne aracımda asla bulunmamıştır” yanıtını verdi.

Türkay Sonel, Umut Altaş’la yan yana olmadığı zaman hemen her gün birçok defa telefonla konuşuyordu. Gülistan Doku’nun kaybolduğu 5 Ocak 2020 günü saat 02:32’den aynı günün akşamı saat 23:04’e kadar hiç görüşmeleri olmaması da dikkat çekti. Sorgucu, Umut Altaş’la bu saat aralıklarında yan yana olup olmadığını merak etti ve sorusunu şöyle sürdürdü:

“5 Ocak 2020 günü saat 22:00’dan itibaren Şükrü Eroğlu, Umut Altaş ve sizin beraber olduğunuz, Umut Altaş’ın ise saat 19:28’den itibaren olmak üzere, Gülistan Doku’nun son baz verdiği ve görüldüğü yer olan Sarı Saltuk Viyadüğü ve Rostan Dinar mevkii civarından birlikte baz verdiğiniz tespit edilmiştir. Ayrıca fotoğraflı Plaka Tanıma sistemi (PTS) kayıtlarından da o bölgede olduğunuz anlaşılmıştır. Şükrü Eroğlu ve Umut Altaş’la 05 Ocak 2020 akşamı o kadar saat o bölgede ne yaptınız? Hangi araçla/araçlarla ve ne maksatla gittiniz? Yanınızda başka kim/kimler vardı?” sorusu yöneltildi. Bu kritik soruya Türkay Sonel’in yanıtı şöyle oldu:

“Üzerinden çok zaman geçtiği için hiçbir şey hatırlamıyorum. Bana 6 yıl önceki saat aralığını soruyorsunuz. Bunu hatırlamam mümkün değildir. Şükrü ile ilgi sorduğunuz soruda bir fikrim yoktur. O gün için özel değil, ancak bahsettiğiniz bölgeye benim anladığım kadarıyla araçlarımıza yakıt almaya gider orda turlardık. Biz bahsettiğiniz yola farklı farklı araçlarla bazen toplu bazen de Umut ile birlikte giderdik.”

İNTİHAR ALGISI İÇİN Mİ?

Gülistan Doku’ya ait eşyaların intihar algısı yaratmak amacıyla yok edildiği dosyada belirtiliyor. Barajda ele geçen makas, reçete ve el yazılı not ile Türkay’ın 5 Ocak 2020 günü akşamı bulunduğu bölgenin aynı olduğu saptandı. Bu malzemeleri üçünden birinin attığı, suç delillerini toplayarak yok ettiği değerlendirildi. Türkay Sonel’in bu iddiaya yanıtı şöyle oldu:

“Ben Gülistan Doku’yu tanımam ki eşyalarını bileyim. Biz o bölgede araçlarda hareket halinde olurduk, yolda durup beklemezdik. Kaldı ki orada araç ile durabilecek bir yer yoktur. Bahsettiğiniz malzemeleri birisi atmış olsa bile ben onun kim olduğunu ve neden atıldığını bilmiyorum.”

Bu yanıt üzerine sorgucu, “Üçünüzün birlikte aynı anda baz verdiği ve Gülistan Doku’nun da son baz verdiği ve görüldüğü yer olan Sarı Saltuk Viyadüğü ve Rostan Dinar mevkii civarında bulunan alanda Gülistan Doku’yu öldürdüğünüz veya cesedini teslim aldığınız, Şükrü Eroğlu’nun da bu cesedi alarak bir başka yere gömmeye götürdüğü gizli tanık beyanından anlaşılmaktadır. Bu konu ile ilgili ifadenizi veriniz” dedi. Yanıt şöyle oldu:

“Gizli tanığın bu beyanı tamamen asılsızdır. Tarafıma iddia edilen suçlamaların hiç birisini kabul etmiyorum. Benim ve aileme karşı yapılmış olan bu itibar suikastıdır. İsmini dahi bilmediğim bir kızın olayında benim ismimin geçmesinin nedeni de babamın vali olmasıdır.”

Türkay Sonel tutuklandı. Vali-Mülkiye Müfettişi Tuncay Sonel, soruları cevaplandırdı, iddiaları kabul etmedi. Büyük bir olasılıkla bugün hakim karşısına çıkarılacak. Her şeyin gerçeğinin ortaya çıkmasını acılı aile de istiyor.


© Sözcü