Dokunulmazlık dosyaları, Özgür Özel’i ürkütüyor mu?

Gösterişli yaşamları ya da önemli görevlerde bulunmaları, zenginlikleriyle öne çıkanlar son dönemde mercek altında tutuluyor. Yürütülen operasyonlarda gözaltına alınanların sorgusunda verdiği yeni isimler izlemeye alınıyor, gözaltına alınmasını gerektirecek bulguya ulaşıldığında operasyon emri veriliyor.

Gözaltına alınanların bazılarının geçmişlerine baktığımızda önemli hayır işleri yaptığını da görüyoruz. Örneğin Fenerbahçe Kulübü Başkanı Sadettin Saran’ın, ilçesi olan Keskin’de, ili olan Kırıkkale’de okullar, spor salonları yaptığını biliyoruz. Rahmetli babası Özbek Saran, değişik hükümetler döneminde bürokraside önemli görevlerde bulunmuştu. Oğlunun, memleketine yaptırıp devlete bağışladığı okulları, spor tesisleri onu alabildiğine mutlu ediyordu. Kırıkkale’de bir okulun açılışına Özbek Saran’la birlikte gitmiştik. Sadettin Saran’ın o gün yaşadığı mutluluğa da tanık olmuştum.

GÖZ AÇTIRILMASIN

Uyuşturucu kullanımının hayli yaygın olduğu yolunda genel bir kanaat var. İçişleri Bakanlığı mücadele ediyor ama gelinen durum, bir bakanlığın tek başına altından kalkacağı sorun olmanın çok üzerine çıkmış durumda. Cezaevlerinde 146 bin kişi uyuşturucudan yatıyor. Bu sayı bile olayın boyutlarını ortaya koymaya yetiyor. Uyuşturucuya kolay ulaşılıyor. Halk uyuşturucu kullanımına karşı etkin mücadele yapılmasını, satıcılara göz açtırılmamasını istiyor.

Ama burada asıl göz açtırılmayacak olan dünyanın öbür ucundan Türkiye’ye uyuşturucuyu sokan baronlar. Suriye’den, Afganistan’dan getirilip Türkiye’de dağıtan baronlarla devletin mücadeleye ağırlık vermesi isteniyor. Yani halk deyimiyle, “bataklığın kurutulması”dır. Günümüzde daha çok “kürdanla sivrisinek avlandığı” görüşü hakim.

HAKLARI İHLAL EDİLİYOR

Vatandaş bugünkü mücadeleyi bu gözle görüyor. İşin şöyle bir yanı var: “Bir tane masumu........

© Sözcü