‘Mavi Vatan Kanunu’ neden önemli?
Bu köşede, “Mavi Vatan Kanun Teklifi”nin yaklaşık 8 yıllık bir çalışma sonucu devletin ilgili birimleri tarafından hazırladığını duyurmuş, yasa teklifinin bayramdan sonra TBMM Başkanlığına sunulacağını duyurmuştum. “Mavi Vatan”ın fikir babalarından Deniz Kuvvetleri Komutanlığı eski Kurmay Başkanı emekli Tümamiral Doç.Dr. Cihat Yaycı, “Bu çalışma sadece teknik bir hukuk düzenlemesi değil, Türkiye’nin denizlerdeki egemenlik, hükümranlık ve yargı yetkisini kalıcı şekilde devlet sistemine yerleştirme iradesidir. Denizlerde hak sahibi olmak yetmez; o hakkı hukukla tanımlamak, ilan etmek, uygulamak ve korumak gerekir. Bu, Türkiye’nin denizlere ilişkin devlet aklının hukuk metnine dönüşmesidir” dedi.
Devletler karada olduğu kadar denizde de hukukla kalıcı olur. Türkiye ilk kez; karasuları, kıta sahanlığı, münhasır ekonomik bölge, bitişik bölge, deniz çevresi, deniz bilimsel araştırmaları, enerji faaliyetleri gibi alanları aynı stratejik çatı altında toplamaya yöneldi. Yaycı, bu gelişmeyi, “Türkiye’nin ‘Tepki veren devlet’ aşamasından ‘Deniz hukukunu kurumsallaştıran devlet’ aşamasına geçişi olarak yorumladı. Cihat Yaycı, SÖZCÜ’nün sorularını şöyle cevaplandırdı:
TÜRKİYE’NİN ELİ GÜÇLENİR
“Denizlerde yalnız donanma ile değil; hukukla, haritayla, koordinatla, mevzuatla ve kurumsal hafızayla da var olursunuz. Mavi Vatan haritası ve doktrini üzerinde yaklaşık 22 yıl çalıştım. Bu yalnızca çizilmiş bir harita değil; Türkiye’nin denizlerdeki jeopolitik hafızasıdır. Benim yıllardır ifade ettiğim bir başka husus da şudur: Denizlerde güçlü olmak yalnızca donanma inşa etmek değildir. Güçlü olmak; haritayı hukukla, hakkı normla, stratejiyi metinle tahkim etmektir. Mavi Vatan ancak böyle kalıcı olur.
Doğu Akdeniz’de enerji rekabeti büyüyor. Adalar Denizi’nde Yunanistan’ın talepleri sürüyor. Karadeniz’de güvenlik dengeleri değişiyor. Bu nedenle Türkiye’nin deniz yetki alanlarını tek bir çatı kanunla düzenlemesi artık milli güvenlik ihtiyacıdır. Denizlerde hukukî belirsizlik, stratejik zafiyet doğurur. Mavi Vatan doktrininde yıllardır vurguladığım hususlardan biri de denizlerde yalnız fiilî güç değil, hukukî altyapının da belirleyici olduğudur. Denizlerde gecikmenin bedeli ağır olur. ‘İlan edilmeyen hak, zamanla tartışmalı hale gelir.’ Türkiye haklı olduğu alanlarda yalnız........
