We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

İnançlar üzerine dış politika inşa edilemez!

42 41 71
21.09.2021

Türkiye'nin Taliban yönetimindeki Afganistan'la nasıl bir ilişki içinde olacağı, ABD'nin onu Suriye iç savaşına ittikten sonra Afganistan'da da yanlış bir politika izlemesine neden olup olmayacağı, Kabil Havalimanı'nda bulunmamızın ne gibi riskler taşıdığı, Suriye'de özellikle İdlib'de karşı karşıya olduğumuz tehlike, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ABD'de ve daha sonra Putin'le görüşmesinde neler olabileceği gibi sorular geleceğimiz ve güvenliğimiz açısından büyük önem taşıyor. Bu konuda merak ettiklerimizi 2013-2018 yılları arasında Türkiye'nin NATO Daimi Temsilcisi olarak görev yapan Sayın Fatih Ceylan'la konuştum.

Türkiye'nin NATO eski Daimi Temsilcisi Fatih Ceylan

ABD SÖYLEM DEĞİŞTİRDİ

■ Sayın Ceylan, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Türkiye Rusya'dan S-400'leri aldığı için Ankara'ya “Sözde partner” demişti. Afganistan'da yönetimi Taliban ele geçirdikten sonra “Türkiye önemli bir partner, önemli bir NATO müttefiki” dedi. Katar merkezli El Cezire medya kuruluşu ise Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın BM Genel Kurulu toplantısına katılarak ABD ile ilişkileri düzeltmeyi umduğunu öne sürdü. Siz Türkiye'nin, ABD ile ilişkileri Afganistan üzerinden düzeltmeye çalışacağını düşünüyor musunuz?

Bu deyimi kullanıyorlar, son zamanlarda bu deyime döndüler, Beyaz Saray'ın Sözcüsü, Dışişleri sözcüleri de önemli bir partner olarak tarif etmeye başladılar. Blinken o deyimi şubat ayında kullanmıştı, Kabil Havalimanı meselesi çıktıktan sonra bir söylem değişikliğine gidip sözde müttefiklikten “önemli müttefikliğe” terfi ettik. ABD'de Afganistan konusu kesin konuşulacaktır ama ben Afganistan'ın hava sahasını yönetmeye katkı sağlamakla ABD ile olan ciddi meselelerin halledileceğine ihtimal vermiyorum. Meselenin özünü çözmez, böyle bir strateji olamaz, olsa olsa –ciddi meseleler ortadayken- geçici bir süre için esneklik alanı sağlayabilir.

HAVALİMANI İŞLETME ISRARI

■ Taliban'ın devam eden uygulamaları hiç değişmediğini gösteriyor, bu durumda Taliban'ı yumuşatmak neden bizim görevimiz oluyor, ABD'yi memnun etmek için Türkiye'nin orada güvenlik sağlamasını veya havaalanı işletmesini doğru bir politika olarak görüyor musunuz? Kabil Havaalanı'nı neden biz işletiyoruz, başka ülke mi yok?

Öncelikle, ideolojisi belli, birçok radikal terör örgütüyle organik ilişki içinde olan grubu biz mi yumuşatacağız? Diplomasi içinde yetişmiş insanların bir yere giderken veya bir işe kalkışırken “Orada benim hangi ulusal çıkarıma hizmet edeceğim” diye düşünmesi lazım. Bunu bir ideolojik kılıf altında yapmaya kalkarsanız… Biliyorsunuz temmuz ayında Cumhurbaşkanı Lefkoşa'da “Taliban bizimle görüşmeli çünkü Türkiye'nin onun inancıyla ters bir yanı yok” demişti. Şu var; bir devletin dış politikası inançlar üzerine inşa edilmez, ulusal çıkarlar üzerine inşa edilir. Bir kere bunu ortaya koymak lazım, inançlara dayalı bir dış politika........

© Sözcü


Get it on Google Play