Bir yıl daha geçti

Gençlik yıllarımda yılbaşı kutlamaları benim için çok önemliydi. Zaten yılın büyük kısmını evde geçirdiğim için, yılbaşı gecesi dışarıda, kalabalık yerlerde olmayı çok isterdim. Gece için saatlerce hazırlanır, o gece hiç bitmesin, sabahlar olmasın isterdim. Sabahın ilk ışıklarıyla da arkadaşlarımla hep beraber bir çorbacıda yılın ilk yemeğini yemeğe bayılırdım. Gençlik işte...

Sonra yıllar geçti. Artık ev daha cazip, daha sıcak geliyor. Özenle hazırlanmış bir masa, sevdiğin insanlar, hafif bir müzik, kahkahalar... Bitmekte olan yıla ait anılar, akıllıca yapılan seçimler, “iyi ki”ler, yapılan gaflar, şapşallıklar...

Aslında biten yıl çoğu zaman aceleyle yaşanmış, nasıl geçtiği tam anlaşılamamış gibi hissettirir insana. Pazartesiler hep yoğun ve sıkıcı, cumalar hep kısa, pazar günleri hep kasvetli... “Bu sene yapacağım” denilen çoğu şey yapılamamış, “mutlaka görüşeceğim” denilen kişilerin çoğu atlanmış, diyetlere pazartesi........

© Sözcü