menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Vergi rekortmenliğinden zarar rekortmenliğine

29 0
13.04.2026

Merkez Bankası’nın 2025 yılına ait bilançosu 10 Nisan 2026 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlandı. Merkez Bankası, iki yıldır sürdürdüğü zarar serisine yeni bir rekor daha ekleyerek devam etti.

Merkez bankaları kâr amacı güden ticari işletmeler değillerdir. Kâr da ederler zarar da. Ama bunun nedeni önemlidir.

Merkez bankalarının kanunlarla kendilerine verilmiş görevleri vardır. Türkiye’de verilen görev fiyat istikrarı, yani enflasyonla mücadeledir. Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Akçay, kendileri olmasa enflasyonun 0-200 olacağını söylüyor. Tabii ki Nasrettin Hoca’nın “Dünyanın merkezi değneğimin ucudur, inanmıyorsanız ölçün” tarzında, doğruluğunu da aksini de ispatın mümkün olmadığı bir cümle sarf ediyor. Bu tür ispatı mümkün olmayan varsayımsal başarı masalı, 1 trilyon liranın üzerindeki somut başarısızlığın üzerini tabii ki örtemiyor.

Ancak durum şu, Merkez Bankası 1 trilyon liranın üzerinde zarar ediyor ve biz dünyanın en yüksek enflasyonuna sahip sayılı birkaç ülkeden birisiyiz. O zaman bu kadar zarar ne uğruna!

Üç yılda 2.5 trilyon lira zarar

Merkez Bankası, son yıllara kadar nadiren zarar açıklardı. Yüksek kârlar elde eder, bir taraftan vergi rekortmeni olarak yüksek kurumlar vergisi öder, diğer yandan kârının büyük bir kısmını Hazine’ye aktarırdı. Kurumlar vergisi vergi rekortmenleri listesinde;

- 2020 yılı Merkez Bankası birinci sırada,

- 2021 yılı Merkez Bankası birinci sırada,

- 2022 yılı, her nedense isminin açıklanmasını istememiş ama vergi miktarından Merkez Bankası’nın üçüncü sırada olduğunu anlıyoruz.

Ne olduysa 2023 yılında oldu. Merkezi........

© Sözcü