En zor soru!
1 Mayıs... Dünyanın her yerinde bayram; bizde polis dayağı, biber gazı, barikat, kelepçe, TOMA, insanlık dışı muamele, gözaltı...
Bu güzel ülke, bu ilkelliği hak etmiyor.
Bu şiddeti, bu öfkeyi, bu kini, bu nefreti...
Dün sadece Taksim’e yürümek isteyen 370 kişi gözaltına alındı.
Neymiş; işçiler, öğrenciler, sivil toplum örgütleri, siyasi partiler bu meydanda bayram kutlayamazmış!
Taksim’e çıkıp, 34 canın aramızdan alındığı 1977 1 Mayıs’ını anamazmış!
Yasalara, anayasa bakarsanız bu kutlamalar için hiçbir engel yok...
Ama ülkeyi yöneten siyasetçilerin kendileri, anayasaya aykırı...
Onlardan aldıkları “kanunsuz emri” uygulayan bürokratlar, polis şefleri anayasaya aykırı...
O meydanlara çıkıp şarkı söylemek, dans etmek, halay çekmek isteyen gençlere, kadınlara saldıran, döven, hastanelik eden polisler anayasaya aykırı...
Atatürk anıtının önünü bariyerlerle çevirip insanların Atalarına ulaşmasını engelleyen İstanbul Valisi, Emniyet Müdürü anayasaya aykırı...
Laf olsun da sütunlar dolsun diye yazmıyorum bu “Anayasaya aykırı”ları...
Anayasa Mahkemesi bu 1 Mayıs’tan hemen önce bir karar verdi:
İki yıl önceki 1 Mayıs’ta, Saraçhane’den Taksim’e yürümek istediği için tutuklanan üç kişi için “kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı”nın ihlal edildiğine oybirliğiyle...
“Barışçıl toplantı ve gösteri yürüyüşü........
