Sermaye Korumalı, Emekli Savunmasız: “Emekli Maaşları, Empati ve Öneriler” |
Gerek asgari emekli maaşı gerekse ortalama emekli maaşı açısından tabloyu uzun uzun anlatmaya aslında gerek yok.
Hepimiz biliyoruz.
Yoksulluk sınırını konuşmaktan vazgeçtik.
Ama en azından açlık sınırı çerçevesinde neler yapılabilir, bunu tüm siyasi reflekslerden arındırarak, tamamen insani bir yerden konuşmak zorundayız.
Türkiye’de yaklaşık 16,8 milyon vatandaş emekli maaşı alıyor. Bunun 12,2 milyonu yaşlılık aylığı, 4,3 milyonu dul ve yetim maaşı, yaklaşık 300 bini ise malullük, iş göremezlik ve vazife malullüğü aylığı alanlardan oluşuyor.
Kamuoyunda sürekli asgari emekli maaşı tartışılıyor.
Haklı bir tartışma.
Ama eksik şeyler de var…
Ölen sigortalının hak sahipleri kapsamında maaş alan, asgari emekli maaşının altında gelirle yaşamaya çalışan 4,3 milyon dul ve yetim adeta görünmez.
Oysa bugün meseleyi bir bütün olarak ele almak zorundayız. Asgari emekli maaşı, dul ve yetim maaşları ve ortalama emekli maaşları birlikte konuşulmalı.
“Her şeye kaynak var, emekliye gelince yok” kolaycılığına sığınmayacağım. Sloganı bir kenara bırakıp, kaynağıyla birlikte konuşalım.
Çünkü mesele teknik değil.
Mesele vicdan.
Elini vicdanına koyan herkes şunu görür: 16.881 TL ile geçinmeye çalışan 4 milyon emekli, ortalama 12 bin TL civarında maaş alan dul ve yetimler, bugünün ekonomik koşullarında kelimenin tam anlamıyla hayatta kalma mücadelesi veriyor.
Bugün 16.881 TL maaş alan 4 milyon emeklinin maaşı, 2025 yılı TÜFE oranında (0,89) artırıldığında, 5.215 TL aylık artış olur, maaş 22.096 TL seviyesine çıkar, yıllık maliyet 250 milyar TL’dir.
Ortalama 12 bin TL maaş alan 4,3 milyon dul ve yetimin maaşı asgari emekli maaşına eşitlendiğinde, 10.096 TL aylık........