İran’da devrim kapıda mı? |
Tarihin en tuhaf cümlelerinden biri şudur:
Devrimler olmadan önce imkansız görünür...
Olduktan sonra ise kaçınılmaz.
Siyaset teorisyeni Hannah Arendt böyle söylemişti.
Bugün İran’a bakarken aynı duyguyu yaşayan çok insan var.
Batılı analizlerin büyük bölümü aynı cümleyle başlıyor:
“İran rejimi güçlüdür, kolay kolay devrilmez.”
Ordusu var. İstihbaratı var.
İran Devrim Muhafızları gibi ideolojik bir askeri yapı var.
Ama İskoçya’daki St Andrews Üniversitesi bünyesinde İran Çalışmaları Enstitüsü’nü yöneten tarihçi Ali Ansari bu analizlere katılmıyor.
Ona göre İran rejimi belki de tarihindeki en büyük krizlerden biriyle karşı karşıya.
Çünkü aynı anda dört farklı cephede sıkışmış durumda.
Ekonomi... Toplum... Çevre... Ve uluslararası politika.
Ansari’nin dikkat çektiği tablo oldukça çarpıcı.
İran ekonomisi uzun süredir yapısal sorunlar yaşıyor. Enflasyon kronik hale gelmiş durumda. Reel maaşlar ciddi biçimde erimiş. Ve genç işsizliği çok yüksek...
Bugün İran’da çalışanlar maaşıyla temel yaşam giderlerini bile karşılayamaz hale gelmiş halde.
Uluslararası izolasyon ise ekonomiyi kilitlemiş durumda.
Başka bir ifadeyle... Rejim artık halka sunabileceği bir gelecek hikayesine sahip değil.
Ansari bu noktada ilginç bir karşılaştırma yapıyor.
1989’da........