Brigitte Bardot’nun omzu!

Hafta sonu yazıları biraz yavaşlamak içindir. Gürültüyü kısmak, aceleyi kenara bırakmak, bir dönemin ruhuna bakmak...
Bugün bir bluzdan, bir saçtan, bir bikiniden yola çıkıp zamana bakacağız.

Brigitte Bardot yalnızca bir sinema yıldızı değildi; bir zaman ayarıydı. Savaş sonrası Fransa’nın köklü kültürüyle Paris’in 1950-60’lar bohem ruhu arasında yakaladığı o kısa ama parlak anın yüzüydü.

1956’da Ve Tanrı Kadını Yarattı ile gelen şöhret, tek başına bir filmin başarısı değil; kadınlığın nasıl görünebileceğine dair kolektif bir sezginin açığa çıkışıydı.

★★★

Bardot’nun stilini “şık” yapan kurallar değildi; rahatlığıydı. Pötikare (gingham: küçük kareli, nostaljik kumaş deseni) desenli pembe elbise ve eteği, Christian Dior’un New Look’unun (1947 sonrası beli ince, eteği kabarık kadın silueti) dünyayı büyülediği yıllarda geçmişin masumiyetini hatırlatıyordu. Ama Bardot’da hep bir taşkınlık vardı. Aralıklı dişleri, şarap ve Gauloises sigarası çağrışımı yapan gülüşü, onu vitrinden sokağa taşıyordu.

Omuzları açıkta bırakan ve bugün “Bardot yaka” diye anılan bluzlar, o yıllarda son derece........

© Sözcü