We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Barıştan neden korkuyoruz?

17 13 1
24.09.2021

Ülkenin en önemli sorunu için CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, “Kürt sorununu çözmek için meşru bir organa ihtiyacımız var. HDP'yi meşru organ olarak görebiliriz” dedi. Yani Cumhuriyet tarihinin belki de en büyük, en önemli sorunu için Meclis'i adres gösterdi.

Kıyamet de koptu.

Bu açıklama, sadece HDP'li Sezai Temelli'nin sözleriyle değerlendirilemez.

Bu sorun sadece, “Vay PKK, vay terör, şu bu” kolaycılığı ve hamasetle tartışılamaz.

Zamanında AKP sorunun çözümü için başta Abdullah Öcalan ve PKK olmak üzere herkesi muhatap almadı mı?

Üstelik Abdullah Öcalan bile izlenen yolun, yürütülen çizginin yasalara aykırı olduğunu söylemişti. Bakınız İmralı tutanakları.

O dönem terör örgütü muhatap alınmış, meydan konuşmaları yapılmış, memleketin dört bir yanında ikna turları düzenlenmiş bir tek Meclis muhatap alınmamıştı.

Şimdi ise sorunun çözümü için Meclis işaret ediliyor. Yani bütünüyle meşru zemin.

Şu ana kadar kimse Kılıçdaroğlu'na, “Tamam bu sorunun çözümü için Meclis'i işaret ediyorsunuz. Peki ama diğer adımlar ne olacak? Bu konuyla ilgili kapsamlı bir çalışmanız, öneriniz var mı?” diye sormadı bile.

Herkes konuşmaktan, tartışmaktan kaçıyor. Konuyu enine boyuna konuşması gerekenler, birbirlerini terör iş birlikçisi olmakla suçluyor.

Üstelik Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarına, Meclis'in kilit partisi ve milliyetçi tabanın oy oranı itibarıyla en büyük partisi olan İYİ Parti son derece makul yaklaşıyor.

Ortada dağ gibi bir sorun varken, birçok kişi bunu konuşmaktan bile korkuyor.

Oysa bu sorun salt oy kaygısıyla düşünülemez. “Bu ülkeye barışı dostlarımızla getireceğiz” diyerek açıklamalarının arkasında duran Kemal Kılıçdaroğlu'nu tebrik etmek gerekir.

Herkes savaştan korkar, biz ülke olarak barıştan korkuyoruz. Bu konunun en meşru zemin olan TBMM'de konuşulup tartışılmasından daha doğal ne olabilir?

Kemal Kılıçdaroğlu

Öğrencilerin barınma sorunu çok büyük. Her ne kadar siyasi irade kabul etmese de hem öğrenci yurt kapasitesi yetersiz hem de yurtlarda çok büyük sorun var.

Bu sorun eskiden de vardı. 2010 yılında dönemin Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk üniversiteli........

© Sözcü


Get it on Google Play