Şu bizim emektar PTT |
Sevgili okurlarım, şimdi yeni bir yılın ilk yazısıyla karşınızdayım. İnsan böyle özel durumlarda bir şey ister...
Hiç değilse ilk yazıda okurlarının karşısına güzel, müjdeli konularla çıkabilmek!..Ama ne mümkün...Çünkü bugün yazmak için hangi konuları seçsem diye düşünürken bile burnuma lağım kokuları geliyor.
Bu kokuların böyle yoğun bir biçimde yayılmasının iki nedeni var.
Lağımlar ya taşmak üzere, ya da patlayacak.
Hangisinin doğru olduğunu bu 2026 yılında hep beraber göreceğiz.
Bugün yazıya şu bizim meşhur PTT ile başlayayım dedim! Bize geçmişteki uzun yıllardan kalan, adeta baba mirası olan köklü bir kuruluş.
Posta, Telgraf, Telefon...
Başımızdaki siyasi iktidar bu PTT’yi de mahvetmeyi doğrusu başardı.
Posta hizmetleri başkalarına, kargo şirketlerine geçti.
Telgraf artık çekilmiyor, unutuldu gitti.
Telefonla ise PTT’nin uzaktan yakından ilgisi kalmadı.
Geçmiş yıllarda hepimizin belleklerine kazınan bir şarkımız vardı...
‘Bak postacı geliyor selam veriyor, herkes ona bakıyor merak ediyor.’
Herkes mektubu var mı, telgraf getiriyor mu diye merakla beklerken, emektar postacının yolunu gözlerken PTT bu memlekette aslanlar gibi çalışır ve hizmetlerini hiç aksatmadan sürdürürdü.
★★★
Hiç unutmadığım........