Önümüzdeki pazartesi başlıyor...

Sevgili okurlarım, İstanbul’da son yerel seçimleri de ikinci kez CHP ve İmamoğlu kazanınca iktidar cephesinde korkunç bir panik oluştu.

Öyle ya, 16 milyon nüfusuyla İstanbul dünyanın en önemli metropollerinden biriydi.

Büyükşehir Belediyesi Türkiye’nin her açıdan en güçlü kurumlarından biri olmuştu. Para kaynakları çok büyüktü.

AKP iktidarı bu güçlü kurumun kendi elinden çıkıp CHP’ye geçmiş olmasını bugün bile bir türlü hazmedemedi, içine sindiremedi.

Üstelik CHP, Büyükşehir’le birlikte İstanbul’un en önemli ilçe belediyelerini de kazanmıştı.

Kadıköy, Bakırköy, Şişli, Beşiktaş, Beyoğlu, Üsküdar, Beykoz, Şile, Silivri, Beylikdüzü, Tuzla...

İstanbul’da CHP 26, AKP 13 ilçeyi almıştı.                                  

Yani AKP’nin bu hezimeti unutması mümkün değildi ve nitekim hiçbir zaman unutmadı.

Zaten Tayyipgillerin önemli bir sözü vardı.

“İstanbul’u yöneten Türkiye’yi yönetir.”

Bu iddialı söz acaba gerçek mi oluyordu...

Bu gidişin mutlaka önlenmesi gerekirdi!

İktidar ellerindeydi. CHP’li bütün belediyelerin yaptığı ve yapacağı işlerin çoğuna ellerindeki devlet gücünü kullanarak engel oldular. Paralarını, gelir kaynaklarını kestiler.

Her birinin bütün gelir kaynaklarıyla birlikte harcamaları da didik didik edilmeye başlandı.  

Öyle ki, bazı belediye binalarında hükümet kesiminden gönderilen müfettişler için rahat çalışsınlar diye ayrı salonlar, ayrı odalar........

© Sözcü