450 bin konut masalı...
Sevgili okurlarım, fay hatlarının tam da göbeğinde yer alan bir ülkede yaşıyoruz. Hayatımızın her günü yeni bir deprem olabilir mi kuşkusu ve korkusuyla geçiyor.
Olursa ne yaparız sorusunun yanıtını bilen yok. Bu işin uzmanı olan üniversite hocaları bile farklı şeyler söylüyor, her kafadan bir ses çıkıyor ama sonrası meçhul.
İşte o zaman çuvallıyoruz.
Memleketin deprem listesi kabarık.
Bu öyle bir felaket ki, ancak olduktan sonra kendimize gelip tartışmaya koyuluyoruz.
Son 6 Şubat depreminde olduğu gibi siyasi tartışmalar başlıyor ama ne yazık ki iş işten geçmiş oluyor.
Türkiye bugüne kadar nice depremler yaşadı. Bir bölümü Osmanlı döneminde oldu, memleketin çeşitli yerleri ve özellikle başkent İstanbul harabeye döndü. Ama o dönemin rakamları elde yok. Dolayısıyla geçmişteki felaketlerin gerçek büyüklüğünü bilmemiz mümkün değil.
Depremlerin en büyük özelliği bir anda patlaması! Hele sabaha karşı olup da insanları yatakta yakalarsa can kaybı çok daha fazla oluyor.
Türkiye Cumhuriyeti’nin bugüne kadar tanık olduğu en büyük üç deprem şunlar:
-Aralık 1939. Cumhurbaşkanı İnönü. Erzincan depremi, Erzincan dahil çevre illeri yaktı yıktı. Binalar kerpiç ve çürüktü. Deprem sabaha karşı oldu. Kış mevsiminin ortasındaydık. Kurtulanlar bile perişan oldu. Kamu binaları, kışlalar dahil her yer yıkıldı, sadece istasyon binası ayakta kaldı. Deprem bölgesine tek ulaşım yolu demiryolu idi ama hat büyük hasar görmüştü. Devlet gücü deprem bölgesine ancak iki gün sonra ulaşabildi. Manzara korkunçtu. On binlerce kişi ölmüştü.
-17 Ağustos 1999 büyük Marmara depremi. 7. 4 şiddetinde. Başbakan Bülent Ecevit. 45 saniye süren bu şiddetli depremde Marmara bölgesi sabaha karşı sallandı ve........
