‘Türk Devletleri’ yutturmacası ve Azerbaycan

Sevgili okurlarım, Asya kıtasında bizim Türk Devletleri olarak tanımladığımız bazı devletler var. Bunların bir bölümü işlerine geldiği takdirde sözüm ona Türk’tür.

Kazakistan, Türkmenistan, Kırgızistan, Özbekistan, Azerbaycan...

Aslında günlük lisanlarında (Azerbaycan hariç) bazı Türkçe kelimeler vardır ama kendi aralarında Türkçe konuşmazlar. Rusçayla karışık kendi dilleri vardır. Alfabeleri de kendi dillerinden oluşmuştur.

Okullarında Türkçe öğretilmez.

Bizimkiler her ne kadar onların ‘Türk’ olduğunu savunsa da, onların çoğu yöneticisi dünya kamuoyu önünde ortaya çıkıp “Biz Türk’üz” demez, diyemez...

Çünkü bazıları ABD’nin, bazıları ise Rusya’nın ağırlığı ve etkisi altındadır. Önemli konularda verilecek kararları onlara ABD ve Rusya bildirir.

Şimdi oralarda önemli (!) bir toplantı var. Adına “Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmi Zirvesi” demişler. Bu iş için bizim Recep Tayyip de atladı süper lüks uçağına, yanındaki kalabalık heyet ve makam araçlarıyla birlikte Kazakistan’a uçtu.

Orada yine aynı durumlar... Karşılıklı nişan ve madalya takmalar, karşılıklı nutuklar, övgüler, yağlamalar falan filan...

Ben ‘Türk devletlerinin’ sık sık yapılan bu toplantılarında bir şeye bakarım. Benim için ötesi palavradır.

Örneğin Recep Tayyip’in yerinde olsam toplantı masasında onlara şöyle derdim:

“Alın size KKTC adlı son Türk devleti. Nüfusunun tamamı Türk ve Müslüman. Bu devleti niçin tanımıyorsunuz?.. Çünkü size ya ABD engel oluyor ya da Rusya. Ne biçim Türk’sünüz siz?”

“Ey Azerbaycan hele sen neredesin? İşine gelince bir millet iki devlet........

© Sözcü